HAFIZ

Posted on Haziran 20, 2008. Filed under: Esma-ül Hüsna |

“…Doğrusu benim Rabbim, her şeyi gözetleyip- koruyandır.” (Hud;57) 

Kaplumbağaları bilir misiniz? Hani şu çok yavaş yürüyen, sırtında sepsert kabuğu olan uzun ömürlü hayvancık! Bazıları suda yaşar. Sırtlarında taşıdıkları kabuğun ne işe yaradığını hep merak etmişimdir.

Geçenlerde pikniğe gittik. Annem sofrayı hazırlarken kardeşim ve ben ormanda kısa bir keşif turuna çıkmak istedik. Babam,

“Tamam ama fazla uzaklaşmayın. Haydi Allah’a emanet olun!” dedi.

Dereye doğru yürümeye başladık. Kardeşim biraz gevezedir ve çok soru sorar. Tabii ki hemen soru yağmuruna tuttu beni:

“Abi!”

“Efendim?”

“Babam niye bize öyle dedi?”

“Nasıl dedi?”

“Allah’a emanet olun! dedi.”

“İştee..”

“Nasıl işte? Biz kalem miyiz de bizi emanet ediyor?”

“Yok oğlum! Öyle değil.”

“E nasıl?”

“Bir sus da anlatayım!”

“Tamam, konuşanın ağzına yılan girsin.”

“Ya niye öyle diyorsun? Ben konuşacağım şimdi!”

“Ha doğru ya! Tamam senin dışında konuşanın ağzına yılan girsin…”

“Yılanı falan boşver. Ne işi var ağzımızda? Madem sordun, dinle bakalım. Şimdi biz ormanda tek başımıza yürüyoruz değil mi?”

“Evet…”

“Ayağımız kayıp şu dereye düşebilir miyiz?”

“Evet…”

“Peki başımıza daldan sert bir meyve düşebilir mi?

“Düşebilir…”

“Ayağımızı böcek sokabilir mi?”

“Sokabilir…”

“Yani başımıza türlü türlü iş gelebilir, öyle mi?”

“Öyle…”

“O zaman niye çıktık oğlum yola?”

Yaptığım bu şakadan sonra kardeşim oturup ağlamaya başladı: “Ben geri dönüceeem! Beni geri götüüüüüür!” Zor susturdum.

“Sus oğlum. Hiçbir şey olmaz!”

“Nasıl olmaz? Demin bir sürü şey saydın!”

“Ama babam bizi yolcularken ne demişti?”

“Ne demişti?”

“Allah’a emanet etmemiş miydi?”

“Aaa! Eveeet!”

“Yaa! Allah’a emanet etti çünkü Allah Hafız’dır.”

“Hafız ne demek? Kur’an hafızı mı?”

“Hayır değil. Hafız Allah’ın isimlerinden biri. “Koruyup, gözeten” demek.

“Aa! Şimdi anladıııım! Babam bizi Allah’a emanet etti. Çünkü Allah bizi koruyup gözetiyor.”

“Aferin be! Sen büyük adam olacaksın!”

“Dalga geçme yaa…”

“Allah’a emanet ol”un ne demek olduğunu bizim ufaklığa açıkladıktan sonra ceviz ağaçlarının olduğu yere doğru koşma yarışı yaptık. O sırada kardeşimin ayağı bir şeye takıldı ve “pat” diye yere düştü. “Eyvah! Şimdi yandık! Yıkar ortalığı bu…” derken bir de baktım kikir kikir gülüyor. Yanına gidip sordum:

“Ne oldu? Niye gülüyorsun?”

“Şuna baksana!” dedi ve kafasını kabuğunun içine çekmiş öylece duran bir kaplumbağayı gösterdi. Ardından da,

“Abi bak, ikimizi de Allah korudu. Eğer onun kabuğu olmasaydı ben üstüne düşünce ölürdü. Ben de yere kapaklanıp ağzımı burnumu kanatırdım… Öyle değil mi?”

Kaplumbağanın kabuğunun ne işe yaradığını böylece öğrenmiş oldum. Hafız olan Allah her varlığı farklı şekilde koruyormuş meğer… 

Make a Comment

Make a Comment: ( None so far )

blockquote and a tags work here.

Liked it here?
Why not try sites on the blogroll...