VELİ

Posted on Haziran 20, 2008. Filed under: Esma-ül Hüsna |

“…Allah, mü’minlerin velisidir.” (Al-i imran;68) 

Martılar oldukça uzun bir yoldan geliyorlardı. Artık kanatları yorulmuştu fakat yakınlarda dinlenebilecekleri bir kara parçası da görünmüyordu. Kara kara ne yapacaklarını düşünürken bir rüzgarla etrafa savruldular.

“Yol açın! Yol açın!” diye bağırıyordu biri. Toparlanıp sesin geldiği yöne baktılar.

Kocaman bir bulut kümesi hızla kendilerine doğru gelmekteydi. Bu kötü haberdi. Belli ki bu siyah bulutlar bir ülkeye yağmur götürmekle görevliydiler. Eğer bulutların içinde kalacak olursalar yönlerini bulmaları güçleşecekti. “Eyvah! Ne yapacağız şimdi?” diye haykırdı martılardan biri. Bazıları var güçleriyle uçmaya başlamışlardı bile. Bir kısmı da, “Bunlar bizden hızlılar. Ne kadar gayret etsek de bulutlardan uzaklaşamayız…” diyerek oldukları yerde beklemeye başladılar.

Kısa zaman sonra her taraf simsiyah olmuştu. Bulutların içinde kalan martılar birbirlerini dahi göremez oldular.

“Şimdi ne yapacağız? Hangi yöne doğru uçacağız?” diye sordu biri.

“Sanırım bir süre hiç yön değiştirmemek en iyisi.” dedi bir diğeri.

Öteki üzgün üzgün,

“İyi ama o zaman bulutlar nereye giderse biz de oraya gideriz. Bunlar yağmur bulutu olduğuna göre sıcak bir ülkeye gidiyor olamazlar…” dedi.

O zamana kadar hiç konuşmayan Bilge Martı hafifçe öksürdü ve konuşmaya başladı,

“Sevgili martılar! Kendinizi boş yere hırpalamayın. Biz sıcak bir ülkeye gidip oradaki görevlerimizi yerine getirdik. Daha sonra orası soğumaya başlayınca bir başka sıcak ülkedeki görevlerimizi yerine getirmek için yola çıktık. Yani üstümüze düşeni yaptık. Bundan sonra elimizde olmayan olaylar için tevekkül etmemiz lazım.”

Martılardan biri sordu,

“Bilge Martı! Tevekkül ne demek?”

“Tevekkül, bir iş için elinden gelen gayreti gösterip sonucu Allah’a bırakmaktır” dedi Bilge Martı ve devam etti,

“Unutmayın! Allah Veli’dir…”

Martılar hep bir ağızdan,

“Veli mi? O da ne?” diye haykırdılar. İşte yeni bir şey daha öğrenmişlerdi. Bilge Martı hafifçe güldü ve,

“Veli, itaatkar kullarının dostu demektir. Yoksa siz itaatkar değil misiniz?” dedi.

Martılar,

“Elbette itaatkarız…” deyince Bilge Martı şöyle cevap verdi,

“Öyleyse sabredin. Veli olan Rabbimiz bize yardım edecektir…”

Az sonra ortalık aydınlanmaya başladı. Martılar bulutların dağılmakta olduğunu farkettiler. Hep birlikte ışığın olduğu yere doğru kanat çırptılar. Bir de ne görsünler! Sıcacık güneş! Aşağıdaysa kocaman bir ülke…

Yağmur bulutları onları gelmek istedikleri yere taşımıştı.

Hep birlikte Bilge Martı’nın yanına uçtular ve ona,

“Haklıymışsın, Allah bizim velimiz, dostumuzmuş… Baksana bizi kolayca yeni yurdumuza getirdi… ” dediler.

Make a Comment

Make A Comment: ( None so far )

blockquote and a tags work here.

Liked it here?
Why not try sites on the blogroll...