VESVESE
ŞAHISLAR: ANNE(NACİYE), BABA(MÜLAYİM), BİRİNCİ ÇOCUK (AYLA),
Bir odada anne ve baba oturmaktadır. Babanın elinde gazete. Ayla elinde bavuluyla içeri girer.
Ayla: yine yaz tatili yine kamp. Annem biliyorum sorun çıkartacak..
Naciye: Kızım bavulunla yolculuk nereye?
Mülayim: Kızım yine mi odana gidiyorsun. Azıcık da yanımızda otur.
Ayla: Kampaq gidiyorum
Naciye: Ne zaman gidiyorsun?
Ayla: Yarııııın
Naciye: Yarın? Kızım bu şimdi mi söylenir?
Mülayim:
Ne zaman gidiyormuş hanım?
Naciye: Çıkmaz ayın son çarşambasında
Mülayim: Bügun günlerden ne?
Naciye: Ayyy Mülayim. Delirtme insanı. Kapa güneşliğni.
(Kızına döner) hiç bir yere gidemezsin Ayla
Ayla: Ya banane gidicem işte hep böyle yapıyorsunuz. (Odasına gider)
Mülayim: Gitsin hanım ne var bunda.
Naciye: gitsin hanımmış..güneşliğini kapa karışma sen. (gazetesini kocasının yüzüne doğru kaldırıp örter.)
Mülayim: Hep böyle yapıyorsunuz ama ya.. gidiyorum işte.. (mülayim odadan çıkar)
Naciye namaza durur. Arkadan bir ses:
- Gönderme kızını.. ya piknikte keneler yapışırsa.. cımbızı da yok. Ya gondoldan uçarsa.. ya havuzda boğulursa.. gönderme. Gönderme kızını kampa..
Naciye irkilir.. estağfirullah der.namazdan kalkar. Odadan çıkar.
Mülayim ve Ayla odaya girerler.
Müleyim: kızım ne kadar para istiyorsun?
Ayla: 50 yeter..
Odaya Naciye girer.. arkadan sesi tekrar duyar:
- göndermeee gönderme kızını..
Naciye: Mülayim sen ne yapıyorsun?
Mülayim: ya ne oldu?
Naciye: ayla kesinlikle hiç bir yer gidemezsin.
Ayla: banane gidicem işte..
Mülayim: Hanım bırak gitsin..
Naciye Mülayime kızar. Ayla odadan çıkar.
Naciye: Çok yüz veriyorsun buna Mülayim
Mülayim: yok hanım 50 verdiiim.
Naciye: Ayyy müyalim. Ömrümü yedin..
Mülayim: Ya hanım bu ömür patlıcanın kızarmış haliydi di mi. .çok canım çekti bi akşam yapsan da yesek..
Naciye: Saçmalama mülayim yeter..
Mülayim: Tamam ya ben namaza gidiyorum.
Mülayim ve Naciye odadan çıkarlar..
Ayla tek başına elinde kitap..
- Ya kamp için konuma da çalışamadım ne yapıcam?
Naciye ve Mülayim tekrar gelirler..
Naciye: kızım sen hiç bir yere gidemezsin..
Ayla: Ya niye ya..
Mülayim: Bırak gitsin hanım. Git kızım. Paramız da bir işe yarar bari..
Naciye: Mülayim senin paran mı önemli kızın canı mı?
Mülayim: Ne alakası var canla Naciye?
Naciye: kızım sen birinci gün nereye gideceksin?
Ayla: pikniğe
- Ne demek pikniğe? Piknik nerde olucak? Ormanda. Ormanda ne var? Keneler.. cımbızın var mı? Yok..(mülayime döner) ben buna cımbız mımbız veremem Mülayim..(Aylaya döner) ikinci gün nereye gideceksin?
- Gondolaaaaa
- Bir de nasıl söylüyor gondolaaaa. Gondoldan uçarsın sen..
- Ablalarım tutar beni..
- O ablaların mı tutacak seni. Zaten onlar da bir tuhaf.. garip garip yerlere götürüyorlar.. 3.gün nereye gideceksin?
- Havuza
- Kızım boğulursun sen orda.. yüzmeyi biliyor musun? Yoooo
- Ablalarım öğretir.
- Dalıcan havuza cehennemin dibinde boğulucan
- Havuzun dibi demek istedin herhalde..
Mülayim: Naciye..ben bi şeyi anlamadım
Naciye: Hiç şaşırmadım..
- Şimdi bu kız ilk gün pikniğe gidecek, keneler yapılşacak…üstelik cımbızı da yok
- Ee Mülayim
- Gondola gidicek, uç.ucak, ölücek
- Eee Mülayim
- Bu kız havuza nasıl gidice?
- Ayy Mülayim ayyyy.. neyse ezan okundu mu? (aylaya döner) Sen kıldın mı namazını
Ayla: Ya kılarım ya..
Naciye: hem ablalarına gidicem diyorsun hem namaz kılmıyorsun. (kaçmakta olan Ayla’yı terlikle kovalar.( Mülayim çıkar. Naciye namaza durur.)
Arkadan ses:
- Göndersen mi acaba? Ablaları da iyi şeyler öğretiyor. Hem hakediyor da. Gönder.gönder kızını gönder..
Naciye irkilir.. odadan çıkar. Mülayim ve kızı içeri girer)
Mülayim: Kızım gitme kampa.. sonra annen bana kızıyor
Ayla : yaaaa
Naciye içeri girer..
- dur Mülayim..tamam
- Ne oldu tamam?
- Hımmmm (kızgın)
- Hımmmm? (soru şeklinde)
- Hımmmm..(cevap verir tarzda)
- Hımmmm(anlamış gibi)
Ayla: hımmmm(anlamadığı için kızgın ve biraz da meraklı)
Mülayim: Tamm kızım annen gitmene izin verdi..
Ayla: sahi mi yaşasın
Mülayim: Ya hanım ne oldu da fikrini değiştirdin?
Naciye Türk filmi tadında dokunaklı anlatmaya başlar:
- Namaz kılarken bir ses geldi.. Ormana giderler keneler yapışır dedi. Cımbızı da yok dedi. Sen de verme dedi. Gondola biner uçar dedi.. havuzda boğulur dedi
- (Mülayim burada ağlamaya başlar..)
- Naciye: sana ne oluyor Mülayim?
- Mülayim: Çok duygulu konuştun NAciye..
- Naciye: Sonra namazdayken ablalar iyi şeyler öğretiyor, bir şey olmaz gönder kızını dedi. Çok kötü şeyler düşündüm Mülayim. Ben ne yapıcam? Mülayim bağırmadan ağla..
- Mülayim: sen ne yapıcaksın Naciye?
- Naciye: Onun için mi ağlıyorsun?
- Ayla: Ben bir şey okumak istiyorum..
- Naciye: kız bi şey okuycak dinle..
- Mülayim : oku oku..
- Ayla: hazret-i Ömer (ra) bir bayram günü oğlunun eski elbisesini giydiğini gördü. Ona yeni bir elbise alamamıştı. Ağladı. Oğlu ağladığını görünce “ Niçin ağlıyorsuné diye sordu. Hz . Ömer de “seni bu eski elbise içinde diğer çocuklar görünce kalbini kırmalarından ve üzülmenden korkuyorum” dedi. Oğlu “ babacığım insan bunun için üzülmez ki..anne babasının rızasını kazanamadığı için üzülür.Ben de Allah rızasını kazanmak siterim.” Hazret-i Ömer bunun üzerine oğluna sarıldı.
- Ben de size kötü şeyler söyledim. Kötü şeyler yaptım. Ablalar bana iyi şeyler öğretiyor. Unuttum özür dilerim. Bundan sonra daha iyi davranacağım..
- Mülayim: Naciye bak.. bir de göndermek istemiyordun
- Naciye: sus Mülayim aklıma getirme..(ellerini açar dua eder)
- Allahım hepimizi şeytanın şerrinden, su-i zandan, vesveseden, gıybetten koru!


