Archive for Haziran, 2008

ADL

Posted on Haziran 20, 2008. Filed under: Esma-ül Hüsna |

“‘Rabbinin sözü, doğruluk (sıdk) ve adalet (adl) bakımından tamamlanmıştır.” (En’âm;115) 
Davud (A.S) zamanında biri vardı. Bu zat daima ’Ey Rabbim!. Bana hiç meşakkat çekmeden rızık vermeye sen güç yetirirsin, bana da kolay yoldan rızık ihsan eyle!“ diye dua ederdi. 
 
Alim, cahil, yaşlı, genç kiminle oturup konuşsa bu duasını hep dile getirirdi. Halk, bu zatı böyle dua ettiğinden [...]

Read Full Post | Make a Comment ( None so far )

HALİM

Posted on Haziran 20, 2008. Filed under: Esma-ül Hüsna |

“…Allah bağışlayandır, yumuşak davranandır.” (Bakara;225) 
Okulda sıra arkadaşımla kavga ettik. Sırtımdan itip beni yere düşürdü ve burnumu kanattı. Uzun bir süre okulun revirinde yatmak zorunda kaldım. Biraz kendime geldikten sonra öğretmenim ikimizi de yanına çağırdı ve neden kavga ettiğimizi sordu. Durumu anlattık. İkimiz de kendimize göre haklıydık. Öğretmen ikimizi de dinledikten sonra biraz düşündü ve bana [...]

Read Full Post | Make a Comment ( None so far )

MELİK

Posted on Haziran 20, 2008. Filed under: Esma-ül Hüsna |

“Hak melik olan Allah pek yücedir. Ondan başka ilâh yoktur. Kerim olan Arş’ın Rabbidir.” (Müminun;116) 
Hiç hükümdarsız ülke olur mu? Bir yöneticisi olmayan ülkede düzen kurulamaz, adalet sağlanamaz, huzur olmaz. 
İnsanlar kimseye itaat etmek zorunda olmadıklarından istedikleri gibi davranırlar. İstedikleri gibi davrandıklarından herkes birbirine zulmeder, haksızlıklar artar, ortalık birbirine girer, işler karışır.
Görevlerini bilmediklerinden dolayı herkes başıboş olur. [...]

Read Full Post | Make a Comment ( None so far )

MUCİB

Posted on Haziran 20, 2008. Filed under: Esma-ül Hüsna |

“…Şüphesiz benim Rabbim, yakın olandır, (duaları) kabul edendir.” (Hud;61) 
Ruhunun nefes aldığını hissettiği sohbetlerden birisinden çıkmıştı. Apartmandan çıkar çıkmaz soğuk hava yüzüne çarptı, ama onun zihni hâlâ az önce okudukları bir cümleye takılı kalmıştı:  “Allah’ın bir ismi de Mucib’dir. Mucib olan Allah insanların duasını işitir ve onlara cevap verir, onlarla konuşur.” Dalgın bir halde arabasına bindi. [...]

Read Full Post | Make a Comment ( None so far )

VEHHAB

Posted on Haziran 20, 2008. Filed under: Esma-ül Hüsna |

“…Şüphesiz sen, karşılıksız armağan edensin.” (Sad;35) 
Size 1 milyar teklif ediyorum. Bunun karşılığında iki gözünüzü istiyorum.
Vermez misiniz?
Peki ya 10 milyar versem?
Yine mi olmaz?
100 milyara “Evet” dersiniz herhalde…
Demez misiniz?
İki gözünüz sizin için demek bu kadar değerli!
Öyle sanıyorum ki kollarınız, mideniz, ayaklarınız, böbrekleriniz ve sahip olduğunuz tüm organlarınız sizin için en az gözünüz kadar değerlidir.
Peki ya aileniz? Aklınız? [...]

Read Full Post | Make a Comment ( None so far )

KUDDÜS

Posted on Haziran 20, 2008. Filed under: Esma-ül Hüsna |

“Göklerdekiler ve yerdekiler, Melik, Kuddüs, Aziz ve Hakim olan Allah’ı tesbih ederler.” (Cuma;1) 
Merhaba,
Ben nehir. ‘Hangi nehir?’ demeyin. O kadar uzunum ki her yerde başka bir isimle anıyorlar. Zaten kim olduğum çok da önemli değil. Sonuçta yeryüzündeki bütün nehirlerden bir farkım yok.
Ben de diğerleri gibi güneşte gümüş gibi parlayan sulara sahibim. Tertemiz sularımda o kadar şirin [...]

Read Full Post | Make a Comment ( None so far )

BAİS

Posted on Haziran 20, 2008. Filed under: Esma-ül Hüsna |

“Kendisinde şüphe olmayan kıyamet vakti de gelecek: Allah, kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır.” (Hacc;7) 
Küçükken bir gün dedemle dolaşmaya çıkmıştık. Öğle ezanının okunmasına az kaldığından yakındaki bir camiye girdik. Ezan okundu, namazımızı kıldık. Duamızı yaptıktan sonra tekrar dışarı çıktık. Caminin bahçesinde küçük bir bahçe vardı. Bu bahçede beş-altı tane de kabir. Dedem kabirlere yaklaştı ve ellerini açıp [...]

Read Full Post | Make a Comment ( None so far )

SABUR

Posted on Haziran 20, 2008. Filed under: Esma-ül Hüsna |

Bu sabah uyandığımda evde bir bağırış çağırış vardı ki sormayın. Kıyamet kopuyor sandım, fırladım yataktan. Tam kapıyı açacaktım ki durdum, üstüme başıma baktım. Kendi kendime, “Ayıcıklı pijamalarla nereye gidiyorsun kızım sen?” dedim. Bir şey değil onca yıl emekle yaptığım karizma iki dakikada darmadağın olacaktı. Hemen dolaba savruldum, alelacele bir şeyler yakaladım ve giydim.
“Yettim garii!” naralarıyla [...]

Read Full Post | Make a Comment ( None so far )

ŞAFİ

Posted on Haziran 20, 2008. Filed under: Esma-ül Hüsna |

Bir arkadaşınız grip olsa ona ne dersiniz? “Allah şifa versin!” değil mi? Şifa, iyileşme, sağlığına kavuşma demektir. Biz de hem bir dilek hem de dua olarak hastalara genelde “Allah şifa versin!” deriz. Hastalarımızı, iyileştirecek, onları tekrar sağlıklı hâle getirebilecek olan yalnızca Allah’tır. Bu yüzden “Ayşe Teyze şifa versin” diyemeyiz. Çünkü ‘şifa veren’ sadece Allah’tır. Bir [...]

Read Full Post | Make a Comment ( None so far )

HADİ

Posted on Haziran 20, 2008. Filed under: Esma-ül Hüsna |

“…Hidayet verici ve yardımcı olarak Rabbin yeter.” (Furkan;31) 
Cat Stevens 70′li yılların en popüler şarkıcısıydı. Albümleri milyonlarca satan bu ünlü adam buna rağmen mutlu değildi. İçinde bir boşluk vardı ve ne para ne de başka şeyler bu boşluğu dolduramıyordu. Cat Stevens kendisine hediye edilen Kur’an’ı okumaya başladığında yavaş yavaş aradığı şeyi bulduğunu farketti ve müslüman oldu.
Müslüman [...]

Read Full Post | Make a Comment ( None so far )

« Previous Entries Next Entries »

Liked it here?
Why not try sites on the blogroll...