<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>egitimciler &#187; Piyesler</title>
	<atom:link href="http://egitimciler.wordpress.com/category/piyesler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://egitimciler.wordpress.com</link>
	<description>Just another WordPress.com weblog</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Jun 2008 11:59:57 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<cloud domain='egitimciler.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://www.gravatar.com/blavatar/719282ba4286de8ce2d7d76136b016f2?s=96&#038;d=http://s.wordpress.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>egitimciler &#187; Piyesler</title>
		<link>http://egitimciler.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://egitimciler.wordpress.com/osd.xml" title="egitimciler" />
		<item>
		<title>YUNUS EMRE</title>
		<link>http://egitimciler.wordpress.com/2008/06/20/yunus-emre/</link>
		<comments>http://egitimciler.wordpress.com/2008/06/20/yunus-emre/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jun 2008 11:35:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H.Ç.</dc:creator>
				<category><![CDATA[Piyesler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimciler.wordpress.com/?p=38</guid>
		<description><![CDATA[Kahve önünde taburelere oturmuş bir kaç köylü kendi aralında konuşmaktadırlar:
1.Adam: &#8211; Moğollar ülkeyi işgal etmiş.
2.Adam: &#8211; Konya’ya da yaklaşmışlar üstelik.
3.Adam: &#8211; Konya önlerine geldilerse buraya da gelmeleri yakındır.
2.Adam: &#8211; Haklısın Sarıköy’le Konya arası nedir ki?
1.Adam: &#8211; Ah be Hünkarım nerelerdesin? Gitti gül gibi devlet.. ne idüğü belirsiz bir iki Moğol’a mı teslim olacaktık?
2. Adam: &#8211; [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=egitimciler.wordpress.com&blog=4026889&post=38&subd=egitimciler&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Kahve önünde taburelere oturmuş bir kaç köylü kendi aralında konuşmaktadırlar:</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">1.Adam: &#8211; Moğollar ülkeyi işgal etmiş.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">2.Adam: &#8211; Konya’ya da yaklaşmışlar üstelik.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">3.Adam: &#8211; Konya önlerine geldilerse buraya da gelmeleri yakındır.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">2.Adam: &#8211; Haklısın Sarıköy’le Konya arası nedir ki?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">1.Adam: &#8211; Ah be Hünkarım nerelerdesin? Gitti gül gibi devlet.. ne idüğü belirsiz bir iki Moğol’a mı teslim olacaktık?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">2. Adam: &#8211; Artık bize dirlik yok. Yakında buralarda da katliamlara başlarlar..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">3. Adam: &#8211; Ülkedeki kuraklık da insanların canına yetti hani. Elde avuçta da birşey kalmadı ki. Kösedağ’da yitirdik her şeyimizi.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">1.Adam: &#8211; Bu böyle olmaz. Köylüyü toplayalım. En sağlamlarımız varıp gitsinler çevre illere.. hani belki bir umut..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">2.Adam: &#8211; Ne umudu? Kimsede bir şey yok ki. Kimden ne isteyeceksin?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">3.Adam: &#8211; Şu gelen Yunus değil mi?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">1.Adam: &#8211; Ta kendisi.. Tarladan geliyor herhalde..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus Emre selam verip köylülerin yanına oturur.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">-Selamün Aleyküm emmiler..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hepsi birlikte: &#8211; Ve Aleyküm Selam..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">3.Adam: Hayırdır Yunus nerden gelir nereye gidersin?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus: &#8211; Hay’dan gelip Hu’ya gideriz ağam..</span></p>
<p><span style="font-size:small;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma;">1.Adam: &#8211; Belî Yunus.. Hepimiz Ondan gelip Ona gideriz. Lakin bu dünya çölünde nereye sürüklenmektesin?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus: &#8211; Çöl dediniz ya Efendim.. Kuraklık iyice büktü belimizi. Babam çalışamaz durumda. Tarlada da bir şey yok.. Gülşehir yakınlarında ikamet eden bir derviş’den bahsettiklerini duydum.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">2.Adam: &#8211; Hacı Bektaş’ı mı dersin?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus: &#8211; Evet efendim. Anlattıklarına göre keramet sahibi, gönül dostu bu zat, kapısına geleni boş çevirmezmiş. Cömertliği dillere destanmış. Eğer varıp durumumu anlatırsam belki bir yardımı dokunur köyümüze.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">3.Adam: &#8211; İyi de ne isteyeceksin Hacı Bektaş Hazretlerinden?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus: Bir çuval buğday isteyeceğim..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">2.Adam: -(Güler) Oğul Onun yardımı daha büyüktür. Buğday az kalmaz mı?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Yunus Emre anlayamaz ama pek oralı olmaz..)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus : &#8211; Bilmem..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">1.Adam: &#8211; Yolun açık olsun. Unutma eli Boş gidilmez o dergaha. </span></p>
<h1><span style="font-size:small;color:#ff0000;font-family:Tahoma;">Müzik – </span></h1>
<h1><span style="font-size:small;color:#ff0000;font-family:Tahoma;">(ŞİİR/1-Meddah)</span></h1>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">“Acep su yerde varm&#8217;ola</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Soyle garip bencileyin</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Bagri basli gozu yasli</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Soyle garip bencileyin</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">        Gezdim Urum ile Sami</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">        Yukari Illeri kamu</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">        Cok istedim bulamadim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">        Soyle garip bencileyin</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Kimseler garip olmasin</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hasret oduna yanmasin</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hocam kimseler duymasin</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Soyle garip bencileyin”</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Tekkede Hacı Bektaş Veli Hazretleri etrafındaki dervişlerle söyleşmektedir.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus: &#8211; Selamün Aleyküm efendim.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hacı Bektaş Veli: &#8211; Ve Aleyküm selam oğlum.. Buyur otur şöyle. Belli ki uzun yoldan gelmişsin. </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus: Efendim ben Sarıköy’den geliyorum. Memleketimizdeki kuraklık her hanenin belini büktü, ocağını kuruttu. Sizden bir çuval buğday istemeye geldim. Bir de kabul buyursanız size bu elmaları getirdim..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">H: &#8211; Oğlum yol yorgunusun belli. Sen hele bir dinlen. Dervişler senin için bir oda hazırlasınlar.. (Yanındakilerden biri hemen ayağa fırlar) sabah istediğini alır gidersin.</span></p>
<h1><span style="font-size:small;color:#ff0000;font-family:Tahoma;">Müzik</span></h1>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Derviş Yunus’u alır çıkar&#8230; </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(ŞİİR-2)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">        “Soyler dilim aglar gozum</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">        Gariplere goynur ozum</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">        Meger ki gokte yildizim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">        Soyle garip bencileyin</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Nice bu dert ile yanam</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ecel ere bir gun olem</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Meger ki sinimde bulam</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Soyle garip bencileyin”</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hacı Bektaş hazretlerinin etrafı boşalır.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Sabah olduğunda Yunus Hacı Bektaş’ın huzuruna çıkar.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Y: &#8211; Efendim ben artık köyüme döneyim. Size yeterince zahmet verdim.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">H: &#8211; O nasıl söz oğlum. Allah’ın bize yolladığı bir emanete hizmet bizim vazifemizdir. Gel seninle bir anlaşma yapalım.. Sen istediğin buğdaydan vazgeç.. onun yerine sana himmet verelim.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Y: &#8211; Aman efendim. Ben o kadar yol geldim. Köyüm kuraklıktan inliyor. Siz buğdayı buyursanız.. </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">H: &#8211; Peki evladım. Madem sen öyle istiyorsun. Sen hele bir gece daha kal. Yarın gidersin.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Y: &#8211; Peki efendim.</span></p>
<h1><span style="font-size:small;color:#ff0000;font-family:Tahoma;">Müzik</span></h1>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus Emre çıkar. Ertesi gün Hacı Bektaş Veli hazretlerini avluda beklemektedir. Kendi kendine söylenir..</span></p>
<ul type="DISC">
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mevlam ne güzel insanlar yaratmışsın. Halleri, dilleri bambaşka.. Her sözlerinde Sen varsın. Her bakış seni anlatıyor sanki.. Nasıl anlatayım? İçimde bir şeyler var ama nasıl diyeyim bilmiyorum..</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(ŞİİR/3)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">“Tasdin yine deli gonul</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Sular gibi caglar misin</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Aktin yine kanli yasim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yollarimi baglar misin</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Nidem elim ermez yare</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Bulunmaz, derdime care</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Oldum ilimden avare</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Beni bunda egler misin</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yavi kildim ben yoldasi</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Onulmaz bagrimin basi</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gozlerimin kanli yasi</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Irmak olup caglar misin”</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Bu sırada Hacı Bektaş hazretleri gelir.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">- Ne o Yunus kendi kendine söylenmektesin. Bir şikayetin mi var bizden yoksa?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Y: &#8211; Haşa Efendim. Biz sizi zahmete soktuk. </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">H: &#8211; Söyle bakalım. Kararını verdin mi? </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Y: &#8211; Efendim ben müsaadenizle buğdayı alıp gideyim.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">H: &#8211; Peki sana bize hediye olarak getirdiğin her elma karşılığında himmet versek?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Y: &#8211; Efendim ben buğdaydan vazgeçmem..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">H: &#8211; Peki öyleyse. Ama sen bir gece daha kal.. </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Y: &#8211; Emriniz olur efendim.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hacı Bektaş veli çıkar.. Yunus kendi kendine:</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">- Allah Allah himmet himmet diyor? Ne ki bu himmet?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus Emre de çıkar.. </span></p>
<h1><span style="font-size:small;color:#ff0000;font-family:Tahoma;">Müzik – </span></h1>
<h1><span style="font-size:small;color:#ff0000;font-family:Tahoma;">(ŞİİR/4)</span></h1>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">“Ben toprak oldum yoluna</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Sen asiri gozedirsin</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Su karsima gogus gerip</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Tas bagirli daglar misin</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Harami gibi yoluma</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Arkuru inen karli dag</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ben yarimden ayri dustum</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Sen yolumu baglar misin</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Karli daglarin basinda</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Salkim salkim olan bulut</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Sacin cozup benim icun</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yasin yasin aglar misin</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Esridi YUNUS&#8217;un cani</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yoldayim, illerim hani</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">YUNUS duste gordu seni</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Sayru musun, saglar misin”</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hacı Bektaş veli postta oturmuş Yunus’u beklemektedir. Yunus Emre gelince ayakta karşılar onu.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">H: &#8211; Gel yunus gel otur şöyle..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Y: &#8211; Yok efendim. Ben gideyim artık.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">H: &#8211; Yunus sana son bir teklifim daha var. Getirdiğin her bir elmanın çekirdeği sayısınca himmet verelim sen de bu buğdaydan vazgeç..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Y: &#8211; Ama efendim köylü beni bekliyor. Sağolun. Cömertliğinize teşekkür ederim ama kabul edemem.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">H: &#8211; Son sözün bu mudur?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Y: &#8211; Budur efendim. Müsaade buyurursanız..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">H: &#8211; Öyleyse dervişler senin buğdayı hazırlasınlar. (Hemen bir derviş ayağa kalkar. Ve bir çuval buğdayı getirir.)  <em>Müzik</em></span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">H: &#8211; Yolun açık olsun evladım. Allah’a emanet olasın.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus selam vererek ayrılır.</span></p>
<h1><span style="font-size:small;color:#ff0000;font-family:Tahoma;">Müzik</span></h1>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus yolda giderken bir ağacın altına oturur dinlenmek için..  </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(ŞİİR/5)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">“Yok yere gecirdim gunu</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ah nideyim omrum seni</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Seninle olmadim gani</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ah nideyim omrum seni</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Geldim ve gectim bilmedim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Aglayip gussa yemedim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Senden ayrilam demedim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ah nideyim omrum seni</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hayrim serim yazilacak</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Omrum ipi uzulecek</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Suret benden bozulacak</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ah nideyim omrum seni</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gidip geri gelmiyesin</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gelip beni bulmayasin</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Bu benligi sermayesin</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ah nideyim omrum seni</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hani sana guvendigim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Guveniben yuvandigim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Kaldi kulli kazandigim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ah nideyim omrum seni</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Miskin YUNUS gideceksin</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Acep sefer edeceksin</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hasret ile kalacaksin</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ah nideyim omrum seni”</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">-Hünkar Hacı Bektaş bana himmet teklif etti. Oysa ben razı olmadım. Ya himmet daha kıymetliyse buğdaydan? Ya uçsuz bucaksız manevi zenginlikse? Buğday maddi bir zenginliktir, elbette tükenir. Manevi zenginlik ise asla tükenmez. Hata ettim. Himmeti kabul etmeliydim. Pişman olduğumu söylemeliyim. Bana teklif ettiği himmeti kabul etmeliyim. Zararın neresinden dönülse kardır.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(diyerek Dergaha yönelmeye karar verdi. Niyeti orada kalmak ve hayran olduğu dervişlerin arasına karışmaktı.)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(ŞİİR-6) </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">“Ey yarenler, ey kardaslar</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ecel ere olum bir gun</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Islerime pisman olup</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Kendi ozume gelem bir gun</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yanlarima kona elim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Soz soylemez ola dilim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Karsima gele amelim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Nettim ise gorem bir gun”</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Dergaha varınca;</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">-Kardeşlerim  ben ne istediğimi bilemedim. Hata ettim. Pişman oldum. Hünkardan af diliyorum. Cahilliğime versin. Buğdayı geri verip himmeti almak istiyorum.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Öğrenciler Hacı Bektaş hazretlerine koştular. Durumu arz ettiler. Hacı Bektaş bir müddet uzakları süzdü ve başını önüne eğdi)</span></p>
<ul type="DISC">
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Varın söyleyin. Onun istediğinin şimdiden sonra yerine gelmesi mümkün değildir. Biz onun himmetinin anahtarını Tapduk Emre’ye verdik. Eğer dilerse onu arayıp bulsun.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Hacı Bektaş’ın söyledikleri ne eksik ne fazla Yunus’a bildirildi. Bildirildi bildirilmesine ama varın gelin bunu Dertli Yunus’a anlatın. Yunus büktü boynunu yüreğinin suyunu söndürecek pınarı aramak için yollara düşmesi gerektiğini anladı. Buna da razıydı ya. Kolay mı? Koskoca himmeti geri tepmişti bir çuval buğday için.) </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(ŞİİR-7)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">“Arayi arayi, bulsam izini</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">izinin tozuna, sursem yuzumu</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hakk nasip eylese, gorsem yuzunu</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ey sevdigim gonul arzular seni</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yitirdim o dostu, bilmem ne yanda</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Sevgisi gonulde, muhabbet canda</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yarin mahser gunu, ulu divanda</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ey sevdigim gonul arzular seni</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus senin methin eder dillerde</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Sevilirsin butun bu gonullerde</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Aglayi aglayi gurbet ellerde</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ey sevdigim gonul arzular seni”</span></p>
<h2><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;"><em>II.BÖLÜM</em></span></h2>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus geçtiği yollarda uğradığı yerlerde hep onu sordu. Günler geçti Yunus döne dolaşa Sakarya ırmağı yakınlarına geldi. Yolda rastladığı bir ihtiyara selam verdi:</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">-Tapduk Emre derler bir gönül dostunu arıyorum emmi. Yardımcı olur musun?</span></p>
<ul type="DISC">
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Sen gönüllerimizin ışığı Tapduk Emre hazretlerini arıyorsun anlaşılan.</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hay ağzına sağlık emmi. Nerede bulabilirim kendisini? Beni ona götürür müsün? </span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hay Hay&#8230;</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Yunus aradığını bulmuş olmanın sevinci içinde ihtiyar adamın elini öptü. Bu büyük müjdesinden dolayı ona teşekkür ederek yanından ayrıldı. Dergaha vardığında bu mahcup delikanlı tüm dervişlerin dikkatini çekti. Yunus selam verdi. Kendini tanıttı, konuştular, söyleştiler, Yunus başına gelenleri bir bir anlattı. Kalbi yerinden fırlayacak gibiydi. Konuştukça duruldu, sakinleşti. İçi huzurla dolmuş, yaşadığı sıkıntıları unutmuştu. )</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">-Ey Yunus hoş geldin safalar getirdin.. Senin durumundan haberimiz vardır. Bugünden itibaren burada dergaha hizmet et. Gayret göster. </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">-Efendim hangi vazifeyi verirseniz verin layıkıyla yerine getirmek için çalışacağımdan emin olun.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">-O halde seni bugünden itibaren dergaha odun taşımakla görevlendirdik.</span></p>
<p align="center"><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">MÜZİK – </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(ŞİİR-8)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">“O dost, bana gelsin demis</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Sundum kadeh, alsin demis</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Aldim kadeh, ictim serap</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Artik gonlum olmez benim</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ne durum var, ne duragim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Bir yerde yoktur kararim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hakk&#8217;a munacat etmege</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Belli yerim yoktur benim</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Sor durdugum yeri bana</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gelirsen gosterem sana</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Bir zerrece Hak&#8217;tan ayri</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gozum nesne gormez benim</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Tur daginda bir tecelli</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gor Musa&#8217;ya neler kildi</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">YUNUS eydur Hak katinda</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Sozum geri kalmaz benim”</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Yunus yeni işini pek sever. Her sabah erkenden kalkar, baltasını ipini omuzlar ormana giderdi. Asla yaş ağaç kesmeyen Yunus Emre kuru ve yaşlı ağaçlardan hazırladığı odunları sırtlar öğleye varmadan dergaha dönerdi. Günler günleri kovaladı. Odun taşımaktan Yunus’un sırtında yararla çıkmıştı. Kendisine verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyordu. Taşıdığı odunlarla dergahın ekmeği pişiyordu. Onlar gelenlere ikram ediliyordu. Günler böyle geçerken Tabduk Emre’nin dikkatini bir şey çekti Yunus dergaha hiç eğri odun getirmiyordu.. )</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">-Ormanda hiç eğri odun yok mu ki oğul, hep düzgünlerini getirmektesin?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">-Efendim eğrilik ormanda da vardır ama bu kapıya yaraşmaz. Bu kapıdan eğri odun bile giremez.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Ancak Yunus’un içine bir kurt düşmüştü son zamanlarda. Kendisiyle birlikte dergaha gelenlerin hepsi icazetlerini almış çevre illerle irşada çıkmışlardı. Üstelik keramet üstüne keramet gösteriyorlardı. Oysa kendisi yıllardır dergahtaydı ve hala aynı vazifedeydi. Galiba benim himmetim burada değilmiş dedi ve çok sevmesine rağmen Tabduk Emre’nin dergahından ayrıldı) </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(ŞİİR-9)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">“Ben yururum yana yana</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ask boyadi beni kana</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ne deliyem ne divane</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gel gor beni ask neyledi</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gah eserim yeller gibi</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gah tozarim yollar gibi</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gah akarim seller gibi</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gel gor beni ask neyledi</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Akar sularin caglarim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Dertli cigerim daglarim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Seyhim anuban aglarim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gel gor beni ask neyledi</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ya elim al kaldir beni</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ya vaslina erdir beni</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Cok aglattin guldur beni</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gel gor beni ask neyledi</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ben yururum ilden ile</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Seyh anarim dilden dile</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gurbette halim kim bile</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gel gor beni ask neyledi</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mecnun oluban yururum</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">O yari duste gorurum</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Uyanip melul olurum</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gel gor beni ask neyledi</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Miskin YUNUS bicareyim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Bastan ayaga yareyim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Dost ellinde avareyim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gel gor beni ask neyledi”</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus Emre -Selamün Aleyküm erenler!</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yolcu 1 -Ve Aleyküm selam..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Y.Emre -Nereden gelirsiniz?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yolcu 2 -Haydan geliriz.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Y.Emre -Belî. Nereye gidersiniz?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yolcu 1 -Hu’ya gideriz.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Y.Emre -Belî.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yolcu 2 – Hak’tan destur alalım. Birlikte varalım menzilimize ey derviş.. Ne dersin?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Y. Emre – Belî derim..buyrun..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Üç derviş birbirlerinin kim olduklarından habersiz yola koyulurlar. Zaten maneviyat erlerinin hükmünde kimliğin, adın, cismin ne önemi vardır ki.. )</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">ŞİİR-10</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">“Ben bir acep ile geldim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Kimse halim bilmez benim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ben soylerem, ben dinlerem</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Kimse dilim bilmez benim</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Benim dilim kus dilidir</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Benim ilim dost ilidir</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ben bulbulum, dost gulumdur</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Bilin, gulum solmaz benim”</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yolcu-1 : Dervişler varalım sırayla Mevla’ya yönelelim. Hele bir sofra açılsın duamız hürmetine. Derdimizin dermanı asıl derdimiz imiş seyreyleyelim&#8230;</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yolcu-2 : Âlâ.. Yalnız sıraya koyalım, madem yolculuk halindeyiz o vakit duaları da  paylaşalım azığımızı bölüştüğümüz gibi..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yolcu-1 : Haydi evvela bizim sıramız olsun.. (dua için ellerini açar) (Sofra iner.)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus Emre: (kendi kendine) Aman Ya Rabbim.. Beni kimlere yaren eylemişsin böyle.. Ben ne iderim sıram geldiğinde.. Bunun için kaçmadım mı o ulu dergahtan? Bu değil miydi korkulu rüyam? Ey Subhan bana bir yol göster..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yolcu-2 : (Yunus’un dalgın halini görünce ona) Hu erenler! Taştın yine deli gönül sular gibi çağlar mısın??  </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus Emre: Ey mevlam! Bunlar benim beyitlerim.. Ama nasıl olur?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yolcu –1 : (diğer yolcuya) Erenler! Cennet soframız kuruldu yüreklerimizde elhamdülillah. Bundan sonrası sana aittir.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yolcu-2: Eyvallah erenler.. (Yunus’a döner) Sen ne dersin derviş? Daldın gittin bir aleme..  (Diğer yolcuya) bu dervişi çıkarıp başka aleme daldırmak lazım erenler..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yolcu – 1 : Doğru dersin üstadım.. kim başlasın?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yolcu-2:  Buyrun..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yolcu –1: Eyvallah&#8230; (Biraz durur) </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Bir karardan durmayalim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gel gidelim dosta gonul</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hasretinden yanmayalim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gel gidelim dosta gonul</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Kilavuz ol gonul bana</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gel gidelim yardan yana</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Canim kurbandir canana</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gel gidelim dosta gonul</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus Emre titremeye başlamıştır..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yolcu-2: Ha şöyle kendine gel.. benliği bırak.. </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Kara haberin almadan</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Can bedenden ayrilmadan</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Azrail bizi bulmadan</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gel gidelim dosta gonul</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gercek murada varalim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yarin hatirin soralim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus Emre&#8217;yi alalim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gel gidelim dosta gonul</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yolcu -1 : </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Tevhit imis cumle alem</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Tevhidi bilendir adem</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Bu tevhidi inkar eden</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Oz canina dusman imis</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Insan olan buldu Hakk&#8217;i</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Meclis onun, odur saki</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hemen bu bicare YUNUS</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ask ile bil ayan imis</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yolcu – 2: </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Agla gozum agla gayri</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gonul dost gider gelmez gayri</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ne gam bunda bana bin kez olsem</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Orda olum olmaz olmezem gayri</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yansin canim yansin akin oduna</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Aksin kanli yasim silmezem gayri</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Beni irsad eden mursid-i kamil</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yeter bei el daha almazam gayri</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Varligim yokluga degismisim ben</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Bu gun cana basa kalmazam gayri</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Fenadan bakiye goc eder olduk</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yoneldim sol yola donmezem gayri</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Muhabbet bahrinin gavvasi oldum</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gerekmez ceyhun&#8217;a dalmazam gayri</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Dilerim fazlindan ayrilmiyasin</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Tanri&#8217;m senden ozge sevmezem gayri</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Soyle asik dilinden bunu</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Eger asik isem olmezem gayri</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yolcu-1: Erenler sıra sendedir..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yolcu – 2 : Eyvallah. (ellerini açar ve dua eder) (Sofra iner)Yemeklerini yerler&#8230;</span></p>
<p align="center"><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Müzik</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus Emre: (kendi kendine)Aman Ya Rabbim. Şimdi sıranın bende olduğunu söyleyecekler.. Ben ne yaparım. Kime sığınırım? Acaba biliyorlar mı beni.. anladılar mı bir kaçak olduğumu? Anlarlar tabii hakikat eri bunlar.. hem anlamamış olsalardı nasıl söylerlerdi beyitlerimi. Hiç bir yerde yazılmamış kimseye söylenmemiş beyitlerimi..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yolcu-2: (Yunus Emre’ye) Deli Derviş.! Haydi bakalım. Göster marifetini .sıra sende..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus Emre: (Titrek ellini açar) </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">“Yunus eydur, Ey Sultanım</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Aşkın ile Yandı Canım</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gel kılar isen dermanım</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Artık canım olmaz benim.”</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ey Sultanlar sultanı. Bu dervişler kimin adına, kimin hürmetine dua ettilerse sana, ben de onu dillendirir, onun ismini anarım senin huzurunda. Benim gibi bir garibi boş çevirme. Mahçup etme..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(İki Sofra iner) Müzik</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yolcu- 1: Erenler bu ne iştir? </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yolcu – 2 : Kimin adına kimin hürmetine dua ettin söyle bize?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus Emre: olmaz önce siz deyin kimin ismini verdiniz?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yolcu-1: Biz Tapduk Emre’nin kapısında 40 yıl hizmet edip kapıdan eğri odun sokmayan Yunus’un hürmetine dua ederiz..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus eğilir ağlar&#8230;.</span></p>
<h3><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">ŞİİR-11</span></h3>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">“Ben dert ile ah ederdim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Derdim bana derman imis</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ister idim hasret ile</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Dost yanimda pinhan imis</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Nerde deyi fikrederdim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Goge bakip sukrederdim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Dost benim gonlum evinde</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Tenim icinde can imis</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Sanirdim kendim ayriyim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Dost ayridir, ben gayriyim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Beni bu hayale salan</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Bu sifat-i hayvan imis”</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Geri dönmelidir Derviş Yunus . Varır dergaha yönelir. )</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus Emre:- Ya Hocam unuttuysa beni .Ya yıkmışsam onun gönül Kabesini.. Ya tanımazsa.. Ya biz bizi bırakıp gideni istemeyiz derse.. Eyvahlar olsun ben ne yapmışım..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Kapıda dervişler tarafından karşılanır.)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus Emre: &#8211; Hu erenler</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">-Hu..Nerelerdeydin Yunus?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">-Tabduk Emre bu kaçak dervişi kabul eder mi acaba?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">-Yunus, Hocamız çok ihtiyarladı. Artık gözleri görmez oldu..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">-Eyvah o zaman beni hiç tanımaz. O zaman ben nerelere giderim. Ne ederim?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">-Sen hiç kaygılanma.. Gece kapının eşiğinde beklersin. Biz onu sabah namazı için bahçedeki şadırvana götürürüz. Hazret, eşikten geçerken ayağı sana değince bize sorar: bu kimdir diye.. o zaman biz de Yunus deriz. O Hangi Yunus derse, var git kendine başka bir himmet kapısı ara. Burası sana kapanmıştır. Ancak bizim Yunus mu derse bil ki seni unutmamıştır. O zaman ellerini öper dua istersin.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Yunus bu.. Gönlü kırık, kalbi yaralı Yunus. Nasıl bekler eşikte gece boyu? Üzerini örten karları yüreğinin ateşiyle eritmiştir. Derken sabah ezanı okunur..)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Askin odu cigerimi</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yaka geldi, yaka gider</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Garip basim bu sevdayi</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ceke geldi, ceke gider</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Kar ettik firak canima</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Asik oldum cananima</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">As zencirin dost boynuma</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Taka geldi, taka gider</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Sadiklar durur sozune</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gayri gorunmez gozune</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Bu gozlerim dost yuzune</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Baka geldi, baka gider</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Bulbul eder ah-u figan</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hasret ile yandi bu can</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Benim gonulcugum ey can</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hakk&#8217;a geldi Hak&#8217;a gider</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Arada olmasin nasi</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Onulmaz bagrimin basi</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gozlerimin kanli yasi</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Aka geldi, aka gider</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Miskin Yunus&#8217;un sozleri</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Efgan eder bulbulleri</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Dost bahcesinin gulleri</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Koka geldi, koka gider</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Tabduk Emre- Bu bekleyen kimdir?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Derviş &#8211; Yunus’tur efendim.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Tabduk Emre- ( Biraz durur) Bizim Yunus mu?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yunus Emre-Himmet efendim&#8230; (Ellerine kapanır)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">-Hamdın, yandın, piştin evladım.. Bundan sonra var git yolları aydınlat..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(ŞİİR12) </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Bu dunyadan gider olduk</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Kalanlara selam olsun</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Bizim icin hayir dua</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Kilanlara, selam olsun</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ecel buke belimizi</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Soyletmeye dilimizi</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hasta iken halimizi</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Soranlara, selam olsun</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Bundan sonra Tabduk Emre elindeki asasını havaya atar ve Yunus’a aramasını söyler)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">-Arayasın ki bulasın..Dervişin kârı da budur. Ne zaman ki bu asa gökten yere düşer de onu bulursan o zaman anla ki İlahi huzura çağrılmaktasın.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Yunus ömrünün sonuna kadar o asayı aramak için Anadolu’yu köşe bucak gezmiş. Her gittiği yere gönlünden bir parça bırakmıştır. Bizler asırlardır o ter ü taze gönülden dökülen incileri dinlemekteyiz. Peki Yunus asayı bulmuş mu dersiniz?)</span> <br />
 <br />
 </p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/egitimciler.wordpress.com/38/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/egitimciler.wordpress.com/38/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/egitimciler.wordpress.com/38/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/egitimciler.wordpress.com/38/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/egitimciler.wordpress.com/38/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/egitimciler.wordpress.com/38/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/egitimciler.wordpress.com/38/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/egitimciler.wordpress.com/38/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/egitimciler.wordpress.com/38/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/egitimciler.wordpress.com/38/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/egitimciler.wordpress.com/38/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/egitimciler.wordpress.com/38/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=egitimciler.wordpress.com&blog=4026889&post=38&subd=egitimciler&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimciler.wordpress.com/2008/06/20/yunus-emre/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/b9702fef03a4b6d2aa4cb1a319608637?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">H.Ç.</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>VESVESE</title>
		<link>http://egitimciler.wordpress.com/2008/06/20/vesvese/</link>
		<comments>http://egitimciler.wordpress.com/2008/06/20/vesvese/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jun 2008 11:34:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H.Ç.</dc:creator>
				<category><![CDATA[Piyesler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimciler.wordpress.com/?p=37</guid>
		<description><![CDATA[ŞAHISLAR: ANNE(NACİYE), BABA(MÜLAYİM), BİRİNCİ ÇOCUK (AYLA), 
Bir odada anne ve baba oturmaktadır. Babanın elinde gazete. Ayla elinde bavuluyla içeri girer.
Ayla: yine yaz tatili yine kamp. Annem biliyorum sorun çıkartacak..
Naciye: Kızım bavulunla yolculuk nereye?
Mülayim: Kızım yine mi odana gidiyorsun. Azıcık da yanımızda otur.
Ayla: Kampaq gidiyorum
Naciye: Ne zaman gidiyorsun?
Ayla: Yarııııın
Naciye: Yarın? Kızım bu şimdi mi söylenir?
Mülayim:
Ne zaman [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=egitimciler.wordpress.com&blog=4026889&post=37&subd=egitimciler&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">ŞAHISLAR: ANNE(NACİYE), BABA(MÜLAYİM), BİRİNCİ ÇOCUK (AYLA), </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Bir odada anne ve baba oturmaktadır. Babanın elinde gazete. Ayla elinde bavuluyla içeri girer.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ayla: yine yaz tatili yine kamp. Annem biliyorum sorun çıkartacak..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye: Kızım bavulunla yolculuk nereye?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mülayim: Kızım yine mi odana gidiyorsun. Azıcık da yanımızda otur.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ayla: Kampaq gidiyorum</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye: Ne zaman gidiyorsun?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ayla: Yarııııın</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye: Yarın? Kızım bu şimdi mi söylenir?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mülayim:</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ne zaman gidiyormuş hanım?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye: Çıkmaz ayın son çarşambasında</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mülayim: Bügun günlerden ne?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye: Ayyy Mülayim. Delirtme insanı. Kapa güneşliğni. </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Kızına döner) hiç bir yere gidemezsin Ayla</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ayla: Ya banane gidicem işte hep böyle yapıyorsunuz. (Odasına gider)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mülayim: Gitsin hanım ne var bunda.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye: gitsin hanımmış..güneşliğini kapa karışma sen. (gazetesini kocasının yüzüne doğru kaldırıp örter.) </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mülayim: Hep böyle yapıyorsunuz ama ya.. gidiyorum işte.. (mülayim odadan çıkar)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye namaza durur. Arkadan bir ses:</span></p>
<ul type="DISC">
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gönderme kızını.. ya piknikte keneler yapışırsa.. cımbızı da yok. Ya gondoldan uçarsa.. ya havuzda boğulursa.. gönderme. Gönderme kızını kampa..</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye irkilir.. estağfirullah der.namazdan kalkar. Odadan çıkar.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mülayim ve Ayla odaya girerler.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Müleyim: kızım ne kadar para istiyorsun?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ayla: 50 yeter..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Odaya Naciye girer.. arkadan sesi tekrar duyar:</span></p>
<ul type="DISC">
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">göndermeee gönderme kızını..</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye: Mülayim sen ne yapıyorsun?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mülayim: ya ne oldu?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye: ayla kesinlikle hiç bir yer gidemezsin.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ayla: banane gidicem işte..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mülayim: Hanım bırak gitsin..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye Mülayime kızar.  Ayla odadan çıkar.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye: Çok yüz veriyorsun buna Mülayim</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mülayim: yok hanım 50 verdiiim.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye: Ayyy müyalim. Ömrümü yedin..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mülayim: Ya hanım bu ömür patlıcanın kızarmış haliydi di mi. .çok canım çekti bi akşam yapsan da yesek..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye: Saçmalama mülayim yeter..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mülayim: Tamam ya ben namaza gidiyorum.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mülayim ve Naciye odadan çıkarlar..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ayla tek başına elinde kitap..</span></p>
<ul type="DISC">
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ya kamp için konuma da çalışamadım ne yapıcam?</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye ve Mülayim tekrar gelirler..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye: kızım sen hiç bir yere gidemezsin..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ayla: Ya niye ya..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mülayim: Bırak gitsin hanım. Git kızım. Paramız da bir işe yarar bari..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye: Mülayim senin paran mı önemli kızın canı mı?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mülayim: Ne alakası var canla Naciye?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye: kızım sen birinci gün nereye gideceksin?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ayla: pikniğe</span></p>
<ul type="DISC">
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ne demek pikniğe? Piknik nerde olucak? Ormanda. Ormanda ne var? Keneler.. cımbızın var mı? Yok..(mülayime döner) ben buna cımbız mımbız veremem Mülayim..(Aylaya döner) ikinci gün nereye gideceksin?</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gondolaaaaa</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Bir de nasıl söylüyor gondolaaaa. Gondoldan uçarsın sen..</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ablalarım tutar beni..</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">O ablaların mı tutacak seni. Zaten onlar da bir tuhaf.. garip garip yerlere götürüyorlar.. 3.gün nereye gideceksin?</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Havuza</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Kızım boğulursun sen orda.. yüzmeyi biliyor musun? Yoooo</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ablalarım öğretir.</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Dalıcan havuza cehennemin dibinde boğulucan</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Havuzun dibi demek istedin herhalde..</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mülayim: Naciye..ben bi şeyi anlamadım</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye: Hiç şaşırmadım..</span></p>
<ul type="DISC">
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Şimdi bu kız ilk gün pikniğe gidecek, keneler yapılşacak&#8230;üstelik cımbızı da yok</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ee Mülayim</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gondola gidicek, uç.ucak, ölücek</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Eee Mülayim</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Bu kız havuza nasıl gidice?</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ayy Mülayim ayyyy.. neyse ezan okundu mu? (aylaya döner) Sen kıldın mı namazını</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ayla: Ya kılarım  ya..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye: hem ablalarına gidicem diyorsun hem namaz kılmıyorsun. (kaçmakta olan Ayla’yı terlikle kovalar.( Mülayim çıkar. Naciye namaza durur.)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Arkadan ses:</span></p>
<ul type="DISC">
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Göndersen mi acaba? Ablaları da iyi şeyler öğretiyor. Hem hakediyor da. Gönder.gönder kızını gönder..</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye irkilir.. odadan çıkar. Mülayim ve kızı içeri girer)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mülayim: Kızım gitme kampa.. sonra annen bana kızıyor</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ayla : yaaaa</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye içeri girer..</span></p>
<ul type="DISC">
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">dur Mülayim..tamam</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ne oldu tamam?</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hımmmm (kızgın)</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hımmmm? (soru şeklinde)</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hımmmm..(cevap verir tarzda)</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hımmmm(anlamış gibi)</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ayla: hımmmm(anlamadığı için kızgın ve biraz da meraklı)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mülayim: Tamm kızım annen gitmene izin verdi..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ayla: sahi mi yaşasın</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mülayim: Ya hanım ne oldu da fikrini değiştirdin?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye Türk filmi tadında dokunaklı anlatmaya başlar:</span></p>
<ul type="DISC">
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Namaz kılarken bir ses geldi.. Ormana giderler keneler yapışır dedi. Cımbızı da yok dedi. Sen de verme dedi. Gondola biner uçar dedi.. havuzda boğulur dedi</span></li>
</ul>
<ul><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Mülayim burada ağlamaya başlar..)</span></ul>
<ul><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye: sana ne oluyor Mülayim?</span></ul>
<ul><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mülayim: Çok duygulu konuştun NAciye..</span></ul>
<ul><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye: Sonra namazdayken ablalar iyi şeyler öğretiyor, bir şey olmaz gönder kızını dedi. Çok kötü şeyler düşündüm Mülayim. Ben ne yapıcam? Mülayim bağırmadan ağla..</span></ul>
<ul><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mülayim: sen ne yapıcaksın Naciye?</span></ul>
<ul><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye: Onun için mi ağlıyorsun?</span></ul>
<ul><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ayla: Ben bir şey okumak istiyorum..</span></ul>
<ul><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye: kız bi şey okuycak dinle..</span></ul>
<ul><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mülayim : oku oku..</span></ul>
<ul><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ayla: hazret-i Ömer (ra) bir bayram günü oğlunun eski elbisesini giydiğini gördü. Ona yeni bir elbise alamamıştı. Ağladı. Oğlu ağladığını görünce “ Niçin ağlıyorsuné diye sordu. Hz . Ömer de “seni bu eski elbise içinde diğer çocuklar görünce kalbini kırmalarından ve üzülmenden korkuyorum” dedi. Oğlu “ babacığım insan bunun için üzülmez ki..anne babasının rızasını kazanamadığı için üzülür.Ben de Allah rızasını kazanmak siterim.” Hazret-i Ömer bunun üzerine oğluna sarıldı. </span></ul>
<ul><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ben de size kötü şeyler söyledim. Kötü şeyler yaptım. Ablalar bana iyi şeyler öğretiyor. Unuttum özür dilerim. Bundan sonra daha iyi davranacağım..</span></ul>
<ul><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Mülayim: Naciye bak.. bir de göndermek istemiyordun</span></ul>
<ul><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Naciye: sus Mülayim aklıma getirme..(ellerini açar dua eder)</span></ul>
<ul><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Allahım hepimizi şeytanın şerrinden, su-i zandan, vesveseden, gıybetten koru!</span> <br />
 <br />
 <br />
 <br />
 </ul>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/egitimciler.wordpress.com/37/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/egitimciler.wordpress.com/37/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/egitimciler.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/egitimciler.wordpress.com/37/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/egitimciler.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/egitimciler.wordpress.com/37/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/egitimciler.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/egitimciler.wordpress.com/37/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/egitimciler.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/egitimciler.wordpress.com/37/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/egitimciler.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/egitimciler.wordpress.com/37/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=egitimciler.wordpress.com&blog=4026889&post=37&subd=egitimciler&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimciler.wordpress.com/2008/06/20/vesvese/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/b9702fef03a4b6d2aa4cb1a319608637?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">H.Ç.</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>HZ. ÖMER&#8217;İN MÜSLÜMAN OLUŞU</title>
		<link>http://egitimciler.wordpress.com/2008/06/20/hz-omerin-musluman-olusu/</link>
		<comments>http://egitimciler.wordpress.com/2008/06/20/hz-omerin-musluman-olusu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jun 2008 11:33:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H.Ç.</dc:creator>
				<category><![CDATA[Piyesler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimciler.wordpress.com/?p=36</guid>
		<description><![CDATA[  (Hz. Ömer hızlı adımlarla öfkeli bir şekilde ve düşünerek yürümektedir. Arkadan düşüncelerini yansıtan şu konuşmalar duyulur:) 
1.adam: &#8211; Taraftarları gittikçe çoğalıyor. Bu işin sonu fena görünüyor. Bir an önce buna bir çare düşünülmeli.
2. adam: &#8211; Onu ortadan kaldırmaktan  başka çare yok. Bunu kim yaparsa ona 200 deve ve bir o kadar da para vereceğim.
3. adam: &#8211; [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=egitimciler.wordpress.com&blog=4026889&post=36&subd=egitimciler&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>  <span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Hz. Ömer hızlı adımlarla öfkeli bir şekilde ve düşünerek yürümektedir. Arkadan düşüncelerini yansıtan şu konuşmalar duyulur:)</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;"><em>1.adam: &#8211; Taraftarları gittikçe çoğalıyor. Bu işin sonu fena görünüyor. Bir an önce buna bir çare düşünülmeli.</em></span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;"><em>2. adam: &#8211; Onu ortadan kaldırmaktan  başka çare yok. Bunu kim yaparsa ona 200 deve ve bir o kadar da para vereceğim.</em></span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;"><em>3. adam: &#8211; Böyle bir cesareti kim gösterebilir ki?</em></span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;"><em>Ömer’in sesi: -BEN</em></span> </p>
<p>      <span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Bütün bu konuşmaları düşünerek yürüyen Ömer’in karşısına Nuaym çıkar.) </span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Nuaym: &#8211; Bakıyorum çok hiddetlisin Ömer. Nereye böyle?  </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ömer: &#8211; Evet, Nuaym! Arapların arasına ayrılık sokan kişinin vücudunu ortadan kaldırmaya gidiyorum.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Nuaym: &#8211; Doğrusu zor bir işe girmişsin. Arkadaşları başının ucundan bir an olsun ayrılmıyor. İstediğini gerçekleştirmen oldukça güç. Hem sonra Abdülmuttalip oğulları böyle bir şeye karşı boş dururlar mı? Onların elinden nasıl kurtulacaksın?</span></p>
<p>      <span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Ömer iyice hiddetlenir.)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ömer: &#8211; Yoksa sen de mi onlardansın Nuaym? Neden Onu korumaya çalışıyorsun? Haydi çabuk söyle!</span></p>
<p>      <span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Nuaym birden telaşa kapılmıştır.)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Nuaym: -Sen beni bırak da asıl kızkardeşin Fatma ve enişten Said’e bak. İkisi de İslam’a girdiler. </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ömer: -Yalan söylüyorsun..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Nuaym: &#8211; İnanmıyorsan soruştur.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ömer: &#8211; Eğer yalan söylüyorsan&#8230;</span> </p>
<p>      <span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Ömer Nuaym’ın yanından hızla uzaklaşır. Sahne değişmiştir. Fatıma, eşi ve Habbab birlikte Kuran okumaktadırlar. Ömer’in sesini duyunca telaşlanırlar ve Said Habbab’ı bir köşeye saklar. Fatıma abisine kapıyı açar:)</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Fatma: -Abi.. </span></p>
<p>      <span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Ömer Fatıma’yı önünden çekilmesi için yavaşça iter) </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ömer: &#8211; Demek doğruymuş. İkiniz de Onun büyüsüne kapılmışsınız. Nasıl yaparsınız?</span></p>
<p>      <span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Ömer sinirli bir şekilde odanın içinde ileri geri yürür.)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ömer: Atalarımızın dininden nasıl dönersiniz?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Said: &#8211; Ömer dur dinle.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ömer: Olamaz bu! Anlayamıyorum! Sizi de ortadan kaldırmalıyım.</span> </p>
<p>      <span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Ömer kılıcının kabzasını çekecekmiş gibi tutar. Fatma ona engel olmak için ileri atılır:)</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Fatma:  -Allah’tan kork abi. Evet ben ve eşim müslüman olduk. Başımızı da kessen dinimizden  dönmeyiz. Asla dönmeyiz. Anladın mı?</span> </p>
<p>      <span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Ömer biraz düşünür) </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ömer: -Şu okuduğunuz şeyi bir getirin bakalım.</span></p>
<p>      <span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Fatıma ve Said bir an birbirlerine bakarlar. Ömer bekletildiği için sinirlenir)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ömer. -Getirin diyorum.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Fatıma: &#8211; Sen ona dokunamazsın! Ona temizlenenlerden başkası dokunamaz. </span></p>
<p>      <span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Ömer biraz düşünür. Başını yere eğer. Sonra birden kalkar ve kararlı bir şekilde:)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ömer: -Öyleyse ne yapmam gerektiğini söyleyin.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Said: &#8211; Abdest almalısın. Gel..</span> </p>
<p>      <span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Said ve Ömer kısa bir süre için çıkarlar. Fatıma Kuran sayfalarını gizlediği yerden çıkarır. Ömer eline aldığı sayfalara göz atarken arkada fon müziği.. Ömer yavaş yavaş çömelir. Ve mırıldanmaya başlar:)</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ömer. -“Göklerde ve yeryüzünde ve bunların arasında ve toprağın altında bulunan her şey  O’nundur. Allah’ındır!”</span></p>
<p>      <span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Müzik kesilir.)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ömer: -Fatıma! Bütün bu mahlukat hep sizin inandığınız Allah’ın mıdır?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Fatıma: &#8211; Elbette. O, bütün mahlûkatın yaratıcısı ve sahibidir. Şüphen mi var?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ömer : &#8211; Bizim bin beşyüz kadar sülü püslü putumuz var. Ama hiçbirinin sadece yeryüzünde bile sahip olduğu tek bir şey yok.  </span></p>
<p>      <span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Hz. Ömer yere kapanır:)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Ömer:  Ben ne yaptım? Hayatımı boşa harcadım.</span></p>
<p>      <span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Habbab gizlendiği yerden çıkar ve:)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Habbab: -Ey Ömer! Peygamber Efendimiz <span style="text-decoration:underline;">“Ya Rab bu dini ya Ebu Cehil ya da Ömer ile güçlendir”</span> diye dua ederdi. İşte bu devlet sana nasib oldu. Mübarek olsun.</span></p>
<p>      <span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Hz. Ömer ayağa kalkar. Sıkıca sarılırlar. Fon müziği)</span> </p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/egitimciler.wordpress.com/36/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/egitimciler.wordpress.com/36/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/egitimciler.wordpress.com/36/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/egitimciler.wordpress.com/36/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/egitimciler.wordpress.com/36/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/egitimciler.wordpress.com/36/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/egitimciler.wordpress.com/36/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/egitimciler.wordpress.com/36/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/egitimciler.wordpress.com/36/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/egitimciler.wordpress.com/36/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/egitimciler.wordpress.com/36/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/egitimciler.wordpress.com/36/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=egitimciler.wordpress.com&blog=4026889&post=36&subd=egitimciler&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimciler.wordpress.com/2008/06/20/hz-omerin-musluman-olusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/b9702fef03a4b6d2aa4cb1a319608637?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">H.Ç.</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İBRAHİM BİN EDHEM (N.FAZIL)</title>
		<link>http://egitimciler.wordpress.com/2008/06/20/ibrahim-bin-edhem-nfazil/</link>
		<comments>http://egitimciler.wordpress.com/2008/06/20/ibrahim-bin-edhem-nfazil/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jun 2008 11:31:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H.Ç.</dc:creator>
				<category><![CDATA[Piyesler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimciler.wordpress.com/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[ŞAHISLAR

İbrahim Ethem
Birinci Derviş
İkinci DERviş
Vezir
Heybetli Adam
Şakik
Maskara
Meçhul Şahıs
Balıkçı
Vali
Arka sesler
Oğlu
Kabe’deki adam

BİRİNCİ PERDE 
 
{Siyah ve mücerred fon&#8230; Sol dip köşeden sağ ön 
köşeye doğru, haşmetli taht&#8230; Tahtın sağında bir 
gong&#8230; Büyüklü, küçüklü, şamdanlar&#8230; (Sol köşede görünmeyen bir ayna)} 
(Tahtında, sol ayağını sağ dizinin altına almış 
ve yarı bağdaş kurmuş biçimde, hafif ve gayet zarif siyah sakallı genç Sultan İbrahim Ethem&#8230; Elinde incecik bir değnek. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=egitimciler.wordpress.com&blog=4026889&post=35&subd=egitimciler&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">ŞAHISLAR</span></p>
<ul type="DISC">
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">İbrahim Ethem</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Birinci Derviş</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">İkinci DERviş</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Vezir</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Heybetli Adam</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Şakik</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Maskara</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Meçhul Şahıs</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Balıkçı</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Vali</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Arka sesler</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Oğlu</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Kabe’deki adam</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">BİRİNCİ PERDE <br />
 <br />
{Siyah ve mücerred fon&#8230; Sol dip köşeden sağ ön <br />
köşeye doğru, haşmetli taht&#8230; Tahtın sağında bir <br />
gong&#8230; Büyüklü, küçüklü, şamdanlar&#8230; (Sol köşede görünmeyen bir ayna)} <br />
(Tahtında, sol ayağını sağ dizinin altına almış <br />
ve yarı bağdaş kurmuş biçimde, hafif ve gayet zarif siyah sakallı genç Sultan İbrahim Ethem&#8230; Elinde incecik bir değnek. önünde, yere, dizleri üzerine çökmüş, birinci ve ikinci dervişler&#8230; <br />
Mumlar yanıyor.) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Neymiş şu dervişlik dediğiniz? (Elindeki değneği birinci dervişe uzatır) <br />
Anlat bakalam! <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; Anlatılır şey değil, Sultanım! <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Bu kadar anlatılır, anşılır şey dururken, bula bula bu anlatılmaz, anlaşılmazı mı buldunuz? (Değneği ikinci dervişe uza- <br />
tır) Sen söyle! <br />
İKİNCİ DERVİŞ &#8211; Ben de söyleyemem! Bu iş <br />
lâfa sığmaz! <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Ya: ! ! (Birinci Dervişe) <br />
Lâfa sığmayan şeyi yine sen çalış sığdırmaya! <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; Bizim işimiz Allah&#8217;ı zikretmek, anmak&#8230; <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Herkesin işi o değil mi? <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; Dıştan öyle ama içten <br />
başka türlü&#8230; zikr, dudakla anmak değil, gönülle <br />
anmaktır. Zikri kalbe indirmek lâzım&#8230; <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Dudak, kalbde olanan <br />
gayrini mi söylermiş? <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; Hep öyle söyler! Kalb, <br />
dudağa hep yalanını söyletir. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Düşünceli) Demek hep <br />
yalanını söyletir? <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; Hep!.. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Sen şimdi doğruyu mu <br />
söylüyorsun? <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; Tam doğruyu, söylüyorum? <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Peki, zikir kalbe inince <br />
ne oluyor? <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; Kalb temizleniyor, aydınlanıyor, onda dünya ilgisi diye bir şey kalmıyor. <br />
(Durak&#8230; ) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Sonra?.. <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; Allah&#8217;da fâni olmanın; <br />
Hak&#8217;da yok olmanın ufku açılıyor. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Ya dünya hayatı?.. <br />
 <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; İşte asıl o hayatı silmek, <br />
yok etmek lâzım ya ! .. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Dinimiz dünyaya âhire- <br />
tin tarlası, demiyor mu?.. Efendimiz «Hiç ölmeyecek gibi dünya, hemen ölecek gibi âhiret» buyurmuyor mu?.. Dünya diye bir vazifemiz yok mu?.. <br />
(Birinci Derviş cevap vermez. Uzun durak&#8230;) <br />
(İbrahim Ethem dalgın.. Değneğini ikinci der- <br />
vişe çevirir. ) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Sen söyle görelim . <br />
İKİNCİ DERVİŞ &#8211; Bu emir, ibadetin dış yü- <br />
zünde kalanlara mahsus&#8230; Kalabalıklara göre&#8230; İç <br />
yüze girenler için dünya diye bir şey kalmaz. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Ya herkes iç yüze girerse ne olur? Dünya bomboş mu kalır? Böyle mi olmalı?.. <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; Sultanım! Yoldaşım iyi <br />
anlatamadı. Her şeyden önce, dış yüzde kalanlar <br />
dünyaya yeter. İç yüze girerlerse dünyayı sevmezler&#8230; <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Nasıl?.. Kapı kapı el açarak mı, şunun bunun sırtından geçinerek mi? Der- <br />
vişlik bu olmasa gerek!.. <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; Biz kimseden bir şey istemeyiz! Verirlerse alırız. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Verirlerse alacağını belli <br />
eden, isteyen demektir. <br />
İKİNCİ DERVİŞ &#8211; Biz tevekkül ehliyiz&#8230; <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Hazret-i Ömer, camide <br />
yan gelip &#8221; biz tevekkül ehliyiz &#8221; diyenlere, cemiyete çıkmak, topluluğa katılmak, iş sahibi olmak lâzım demişti&#8230; <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; Bizim. iş sahibi olmaya <br />
mecalimiz yok! <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Doğrulur) Öyleyse Al- <br />
lah&#8217;ı bulmaya da mecaliniz olamaz : <br />
BİRiNCİ DERVİŞ &#8211; Halimizi Allah bilir&#8230; <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Halinizi kul da görüyor ! <br />
Haliniz bence dervişlik haline uymaz! Dervişlik, <br />
dünya işini bırakmadan, belki onu yalnız gönül- <br />
den kazıyarak, silerek Allah&#8217;a yükselmek gibi ge- <br />
liyor bana&#8230; Yanlış mı?.. <br />
BİRİNCİ DERVİŞ- Doğru, Sultanım!.. Biz <br />
de başka türlü anlamıyoruz&#8230; <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211;  <br />
Bakın sizi saraya niçin çağırttığımı söyleyeyim! Avda başıma gelen o hadiseden sonra, şu dervişlik meselesi fena halde takıldı içime&#8230; Kadı &#8221; Garip halli <br />
iki derviş &#8221; diye haber gönderince, dayanamadım, <br />
sizi yakından görmek istedim. Gece vakti sizinle <br />
baş başa konuşayım dedim. Belki ötelerden üzerinizde bir ışık püskürtüsü vardır diye düşündüm. <br />
(Değneğini iki ucundan kavrar, yay gibi gerer ve <br />
bir ân, düşünceli, bekler) Ama yanılmışım; Cami- <br />
de söylediklerinizin bana ait tarafı, sizin fikriniz, <br />
görüşünüz değil:.. Söyleyene bakmıyorum, söyletene <br />
bakıyorum.. <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; Hep ona bak Sultanım. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Tane tane) Dervişlik, <br />
Efendimizin saadet devirlerinde var mıydı? (Sükût&#8230; ) <br />
(Uzun durak&#8230; Dervişler, çeneleri göğüslerin- <br />
de düşünceli&#8230;) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Söylesenize!.. Baş soru, <br />
bu!.. Saadet devrinde, nur şelalesi zamanında bu iş var mıydı, yok muydu? (Değneğini birinci dervişe <br />
çevirir) Söyle! <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; Bir şey diyemiyeceğim: <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Dört büyük halife çağında var mıydı, yok muydu? (Uzun durak&#8230; Sükût&#8230;) <br />
İBRAHİM ETFIEM &#8211; Yine bir şey diyemiye- <br />
ceksiniz, öyle mi?.. <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; (Ürkek) Her halde tohu- <br />
mu vardı da ağacı meydana çıkmamıştı. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Dervişlik işinde beni do- <br />
yurabilecek bir cevap veremediniz! Tasladığınız <br />
dervişliği belki de hiç, bilmiyorsunuz! Belki de dış <br />
yüz, iç yüz derken, dervişliğin dış yüzünde birer ezberci, birer taklitçisiniz siz!.. (Durak, düşünce&#8230;) <br />
Size bir sual sorayam&#8230; <br />
(Durak&#8230; Karşılıklı bakışma&#8230; ) <br />
İBRAHİM ETI3EM &#8211; (Öfkeli) Hicretten yüz <br />
bu kadar yıl sonra size mi kaldı bu ağacı meydana <br />
çıkarmak?.. <br />
(Sükut&#8230; Uzun durak&#8230; Karşılıklı bakışma&#8230; ) <br />
İKİNCİ DERVİŞ &#8211; Sultanım, ben söyleyeyim&#8230; <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Söyle!.. <br />
İKİNCİ DERVİŞ &#8211; Saadet devrinde mûcize <br />
vardı. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Şimdi? <br />
İKİNCİ DERVİŞ &#8211; Keramet var! O Resûl&#8217;ün <br />
mucizesine bağlı keramet. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Bana bir keramet göste- <br />
rin öyleyse!.. <br />
(Sükût&#8230; Uzun durak&#8230;) <br />
(Dervişlerde sanki bir murakabe hali. .. ) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Öne doğru eğilmiş, bir- <br />
den parlar) Kalpazanlar&#8230; Ağzınızla yakalandı- <br />
nız! Ya bana bir keramet gösterir, yahut gösterinceye kadar zindanda yatarsınız. <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; Nasıl bir keramet istiyor- <br />
sunuz? <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Herhangi bir &#8220;olamazı&#8221;ı <br />
oldurun. (Ayaklarını indirir) Beni şu tahtın üze- <br />
rinde görüyor musunuz? <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; Görüyoruz! <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Meselâ beni şu tahtm <br />
üzerinde havaya kaldırın! <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; Koca Sultan! Keramet <br />
zorla olmaz. İstemekle gelmez, Rüzgâra benzer. Es demekle esmez. Onu estiren estirir. Allah isterse, seni, tahtınla havaya kaldırmak şöyle dursun&#8230;&#8230; <br />
(Birden susar) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Yerin dibine bile indi- <br />
rirsiniz, değil mi?.. <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; Böyle bir şey demedik&#8230; <br />
Ama ille keramet diye direniyorsan gösterelim&#8230; <br />
Bizim gibi iki hakîr dervişi huzuruna kabul etmen- <br />
den üstün keramet mi olur? Allaha yakınlık yolu- <br />
nu bizden öğrenmek istemenden daha açık keramet <br />
ve bizim hesabımıza keramet. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Şimdi de lâf canbazlığı- <br />
na kalkıyorsunuz! <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; Yâ İbrahim Ethem! Bi- <br />
zim aklımız yetmeyebilir, dilimiz dönmeyebilir, bu <br />
işe aklı yetenler, dili dönenler de bulunabilir. Sen <br />
inan ki, büyük sır, büyük hikmet bizim yolumuz- <br />
da&#8230; <br />
(İbrahim Ethem bir sıçrayışta ayağa kalkar. <br />
Dervişler de doğrulur, kalkarlar.) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; İnandıramadınız. Ümi- <br />
dim boşa çıktı. Allah&#8217;dan dilerim ki, bir gün, bu <br />
yolu tam gösterebilecek birini çıkarsın karşıma! <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; Allah bir gün belki de <br />
seni çıkarır senin karşına&#8230;. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Beni ikiye mi böler? <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; Kaça isterse ona böler. <br />
Her gün aynada ikiye bölünmüyor musun?</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Burada İbrahim ethem Ayna tarafına bakabilir.) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Birinci Dervişe) Sen <br />
arada bir hikmetli lâflar ediyorsun, ama dilediği- <br />
mi veremiyorsun! <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; Haddime mi düşmüş be- <br />
nim&#8230; O verir. O!.. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; İstemekle mi verir? <br />
BİRİNCİ DERVİŞ &#8211; Dilerse istetir, öyle verir. <br />
Dilerse ne istetir ne bir şey; uykunun içinde bile tepene tokmakla vurup seni kaldırır, verir. <br />
(İbrahim Ethem dervişlere dik dik bakar.) <br />
(Uzun durak&#8230; Birden şimşek gibi döner, tah- <br />
tın yanındaki gonga vurur. Ürpertili bir tunç se- <br />
si&#8230;İbrahim Ethem Dervişlere döner.) <br />
(burada muhafızların gelmesi gerekiyor) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Sizi alsınlar, serbest bıraksınlar! Bu defalık affediyorum. Bir daha mü&#8217;minlerin ibadet yerlerinde böyle haltlar işlemeyin! <br />
(Başını kaldırıp sağ cepheye bakar) Bunları alıp <br />
götürün, serbest bırakın. (Dervişlere) Buyurun, <br />
serbestsiniz. (Dervişler, ellerini göğüslerine götürüp geri geri çıkarken İbrahim Ethem de o istikamette ilerler.. Hallerini dikkatle süzer. Dervişler <br />
çıkar. ) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Çıkanların arkasından) <br />
Bana bir şey veremediniz ama, ruhumu tırmık tır- <br />
mık pençelediniz bir gün karşılaşırız inşallah..: <br />
BİRİNCİ DERVİŞİN SESi &#8211; Yâ nasîp.. <br />
(İbrahim Ethem, çıkanlara bakmakta. devam <br />
ediyor. ) <br />
(Uzun durak&#8230; İbrahim Ethem döner, gayet <br />
düşünceli, tahtına doğru yürür. Oturur. Uzun du- <br />
rak&#8230; Sonra uzanmak istercesine sağına doğru yaslanır&#8230; ) <br />
(Uzun durak&#8230; Uzakta, derinlerden boru sesleri&#8230;) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Doğrulur) Gece yarısı&#8230;. <br />
Nöbet değiştiriyorlar. Amma da uzun konuşmuşuz! <br />
(İbrahim Ethem yine tahta yaslanır.) <br />
(Çok uzun durak&#8230; Birdenbire, tavanda sert <br />
ve tüyler ürpertici bir tokmak sesi&#8230; İbrahim Ethem dehşetler içinde doğrulmuş; tavana bakıyor.. <br />
Tokmak sesi devamda&#8230;) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Başı tavana doğru, haykırarak) Kim o?.. Kim var damda? <br />
(Tokmak sesi&#8230; ) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Aynı vaziyette) Ne oluyor?.. <br />
DAMDAN SES &#8211; Hiç!.. Yabancı değil&#8230; <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Dehşete batmış) Ne <br />
demek yabanca değil! Kimsin sen, ne arıyorsun <br />
damda?.. <br />
DAMDAN SES &#8211; Bir katar devem var da; kaybettim! Damda onları arıyorum! <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Mecnun edası ile tah- <br />
tından sıçrar, tavana doğru) Bu da ne iş! Kaybo- <br />
lan develerini sarayın damında mı arıyorsun?.. Öyle mi&#8230; dedin; ne dedin? <br />
 <br />
DAMDAN SES &#8211; Evet, öyle dedim! <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Deli misin sen, kim çıkardı seni dama?.. <br />
 <br />
DAMDAN SES &#8211; Deli sensin! Nerede, ne aranacağını bilmeyen&#8230; <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Damda deve aranır mıymış?.. <br />
 <br />
(Uzun durak&#8230; ) <br />
 <br />
DAMDAN SES &#8211; (Değişik ton, tane tane) Ya <br />
sen Allah&#8217;ı sırmalı elbiseler, inci düğmeli kaftanlar, altun yaldızlı taht, ipekli yastıklar üzerinde mi arıyorsun? <br />
 <br />
(Çok uzun durak&#8230; İbrahim Ethem, elleri saç- <br />
larında bir çılgın&#8230;) <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Avaz avaz) Kimsin <br />
sen?.. Ne istiyorsun; benden?.. <br />
 <br />
DAMDAN SES &#8211; Seni istiyorum! Uyan, gafil, <br />
uyan; uyanıklık sandığın bu uykudan! Uyan, soyun, çırılçıplak kal! Gel; gel!.. <br />
 <br />
(İbrahim Ethem hep o tavırda, tavana bakı- <br />
yor. ) <br />
 <br />
DAMDAN SES &#8211; (Gittikçe uzaklaşarak) Gel, <br />
gel, mesafeleri kaldır, gel!.. <br />
 <br />
(Çok uzun durak&#8230; İbrahim Ethem iki bük- <br />
lüm&#8230; Birdenbire deli gibi atılır, tahta koşar, gon- <br />
gun tokmağını kaldırıp bütün kuvvetiyle indirir. <br />
Korkunç ses helezonları&#8230; Mumların alevleri titreşiyor. İbrahim Ethem, elinde tokmak, yüzü sağa doğru&#8230; Birden atılır, koşar, sağdan çıkar. Sahne boş&#8230; Dışardan koşuşma sesleri&#8230; homurtular&#8230;) <br />
 <br />
UZAKTAN BİR SES &#8211; Silâh başına!.. <br />
 <br />
(Uzun durak&#8230; Yükselen seslenmeler&#8230; Tiz <br />
bir boru sesi&#8230; Peşinden trampetvâri kısa darbeli <br />
kös sesleri&#8230; ) <br />
 <br />
(Sağdan İbrahim Ethem gelir, ayni perişan eda&#8230; Ağır ağır yürür. Siyah fon üzerindeki tuğranın <br />
karşısında durur. Tuğraya (aynaya) bakıyor. Uzun durak&#8230;) <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Es-Sultan İbni-üs &#8211; Sultan İbrahim bin Ethem&#8230; <br />
(Sultan oğlu Sultan Ethem oğlu İbrahim) <br />
 <br />
(Birden döner. Taht&#8217;a doğru yürür. Taht&#8217;ın <br />
önünde diz çöker. Başı elleri içinde tahta kapanır) . <br />
(Dışarıdan aynı sesler&#8230;)</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">İKİNCİ PERDE <br />
 <br />
((Aynı dekor&#8230; Mumlar sönük&#8230; Çok uzaktan, bo- <br />
rulu ve köslü, ağır bir tempo ile divan havası geli- <br />
yor. ) <br />
(İbrahim Ethem, yüzü sağa doğru orta yerde <br />
ve ayakta&#8230; Sağında ve bir adım gerisinde ihtiyar <br />
veziri&#8230; )  <br />
(Uzun durak. Vezir, üzüntülü bir tavırla ba- <br />
şını eğip İbrahim Ethem&#8217;e yaklaşır.) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Vezire) Üzüldün mü <br />
vezirim halkıma böyle konuşmama hiç alışmamıştın, değil mi?.. <br />
 <br />
VEZİR &#8211; Sende bu hal yoktu, Sultanım! Bir- <br />
denbire sana ne oldu böyle?.. <br />
(Artan mırıltılar&#8230; İbrahim Ethem o tarafa <br />
döner. ) <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Kalabalığa) «Sende bu <br />
hâl yoktu; ne oldun birdenbire böyle?» diye soru- <br />
yor. Cevabını size vereyim : Evet, bana birdenbire <br />
bir şey oldu : Ben tahtımın üzerinde otururken birdenbire tahtım, benim omuzlarım üstüne çıkmaya <br />
davrandı, artık bana ezmek değil, ezilmek düşüyor. Bu vaziyette devleti idâre edememekten korkuyorum! (Durak&#8230;) <br />
 <br />
VEZİR &#8211; (Birdenbire atılarak) Fakat Sultanım, bunlar kalabalığa söylenebilecek sözler değildi.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;"> <br />
KALABALIKTAN BİR SES &#8211; Bırakın yaka- <br />
mı, yanına varayım&#8230; <br />
(Homurtular&#8230; çekişme sesleri&#8230;) .</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;"> <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Kaskatı bir dikkat için- <br />
de) Bırakın, gelsin (Sağdan Heybetli adam&#8230; Siyah bir harmâni- <br />
ye bürülü; ve başı, yüzünü yarı yarıya örtecek şe- <br />
kilde sarılı&#8230; Yürür, İbrahim Ethem&#8217;in karşısında <br />
durur. ) <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Heybetli adama) Sen misin? <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Kim olmamı istiyordun? <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Beklediğim insan!.. Gece sarayın damını tokmaklayan&#8230; <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Ben sarayın damına çıkan değil, kapısından girenim.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Nasıl bıraktılar? <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Nasal bırakmasınlar? <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Anlamadım : <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Neyi anladın ki, bunu anlıyasın?.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Sen kimsin?.. İşin gücün ne?.. Gözüm pek tutmadı seni&#8230; <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Ben işsiz, güçsüz, evsiz, <br />
barksız biriyim&#8230; Rastgeldiğim yere konarım, şimdi sana konuk olmaya geldim. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Konuk mu?.. Ben konuk <br />
aramıyorum ki&#8230; <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Ya ne arıyorsun? <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Konacağım yeri arıyorum. Han işletmiyorum ki, konuk arayayım&#8230; <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Burası han değil mi?.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Azametli) Burası İb- <br />
rahim Ethem&#8217;in sarayı&#8230; <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Senden önce kim vardı burada?.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Babam&#8230; <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Ya ondan önce, ondan önce?.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Babam, babalarım&#8230; <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; (Ağır ve işleyici bir ton) <br />
Birinin konup gittiği, sonra öbürünün gelip kon- <br />
duğu yer han değil de nedir?.. <br />
 <br />
(Uzun durak&#8230; Bakışma&#8230; Birden İbrahim Et- <br />
hem kaplan gibi kıvrılarak vezire döner.) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Divan sona ermiştir, emir ver,  <br />
dağılsınlar! ( Burayı çıkarmışız ama vezirin gitmesi çin sebep ne olacak?) <br />
(Vezir hızla çıkarken, İbrahim Ethem Heybetli <br />
adama yaklaşır.) <br />
</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;"> <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Heybetli adama) Anladım! <br />
(Heybetli adam cevap vermez. Dışarda dağılma <br />
sesleri&#8230; Uzün durak&#8230;) <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Ne anladın? <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Aradığım insan sensin. <br />
İstediğin kadar peçelen!.. Ötelerden bir habercisin sen.!.. Artık yakanı bırakmam! Ya canımı alırsın yahut derdime derman olursun!.. <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Ben sana dermanın ancak nerede olduğunu haber verebilirim. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Haykırır) Nerede? <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; (Gayet vekarlı) Sende&#8230; <br />
Senin içinde..: Kalbinin inemediğin derinliklerinde&#8230; <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Başını iki yumruğu ile <br />
kavrayıp saçlarını yolarcasına) Yeter! Yetişir bu <br />
içinden çakılmaz fikirlerle kafamı törpülediğin&#8230; <br />
Yeter! Bana ayağımın kesilmesi gibi, elle tutulur, <br />
gözle görülür bir çare göster ki, acısı ne olsa razıyım. <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; (Gülümsiyerek) O kadar kolay olsaydı, herkes ayağını kestirir, verirdi. <br />
Acısını da duymazdı. Yağma yok!.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Bana acı!.. <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Sen kendine acı!.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Ben kendime tükürmek istiyorum! <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Nefsine tükür, ruhuna acı!.. <br />
(Durak, süzer) Bu kadar yeter. Ben gidiyorum! <br />
(Heybetli adam, deli gibi bakmakta olan İbrahim Ethem&#8217;in önünde kıvrılır, döner, bir adım <br />
atar. ) <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (En yüksek tonuyla) Dur! <br />
(Heybetli adam, durur, döner.) <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM – Ben de geliyorum! Bekle! <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Bekleyemem! Ecel, muhtaç olduğun zamandan daha yakın&#8230; her vâdeden <br />
daha kısa&#8230; şart koşma zamanı değil, davranma <br />
saati bu ân&#8230; <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Bir iki saatlik müsaadeye de mi hayır; Annemin elini öpmeye, çocuğumu son kez kucaklamaya,soyunup dökünmeye de mi hayır?.. <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Bu dünyada, elini eteğini çeken her şeye hayır! Pazarlıksız geleceksen <br />
gel! <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Pazarlıksız&#8230; bir don bir <br />
gömlek, öyle mi?.. <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Öyle!.. Hattâ ciğerini söküp bırakman mümkün olsaydı, öyle!.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Hayretten çılgın halde) <br />
Demek öyle!.. <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM – Ceylan sana ne demişti bir <br />
gün avda?.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Ağlamaklı) Sanki gök- <br />
lerden bir sesti o&#8230; &#8221; Ya İbrahim, seni bu iş için yaratmadılar! &#8221; demişti. <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Ne duruyorsun?.. Yaradıldığın işe dön. <br />
(Uzun durak&#8230; İbrahim Ethem dehşetin son <br />
haddinde&#8230;) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Ey meçhul insan, bana <br />
bir şey söyle! <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Ey mâlûm sultan, ne <br />
söyleyeyim? <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Kimsin, nesin sen?.. <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Sana kim gibi, ne gibi <br />
görünüyorsam o&#8217;yum! <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Sen Hızır&#8217;sın! <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Dedim ya: Sana kim gi- <br />
bi, ne gibi görünüyorsam o&#8217;yum! <br />
(İbrahim Ethem elleriyle yüzünü kapatıp ge- <br />
riye döner, Heybetli Adam onu merhametli gözler- <br />
le takip etmekte&#8230; İbrahim Ethem kuru hıçkırık- <br />
larla sarsılıyor&#8230; Heybetli adam döner, yürür, sağ- <br />
dan çıkar. Uzun durak&#8230; Sağdan vezir gelir. Ayak <br />
seslerini duyan İbrahim Ethem şimşek gibi döner. <br />
Vezirle karşı karşıya&#8230;) <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Gitti mi?.. <br />
 <br />
VEZİR &#8211; Gitti efendimiz! <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Nereye gitti? <br />
 <br />
VEZİR &#8211; Divanhane boyunca yürüdü, gitti! <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Giderken seni görmedi mi? <br />
 <br />
VEZİR &#8211; Gördü sultanım! <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Bir şey söylemedi mi? <br />
 <br />
VEZİR &#8211; Söylemedi. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Ben de gideceğim ardı <br />
sıra&#8230; Her halde bekler beni bir köşede&#8230; <br />
 <br />
VEZİR &#8211; Aman sultanım, merhamet buyurun! Böyle garip bir insanın peşine düşer mi koca <br />
bir Sultan?.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Hemen şimdi fırla!.. Atlı, piyade, kol kol adam çıkarsınlar şehre!.. Kılığını,halini tarif et de esrarlı adamı bulsunlar ve saraya getirsinler! <br />
 <br />
VEZİR &#8211; Ya gelmezse?.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Olduğu yerde bekletsin- <br />
ler! Benim geleceğimi söylesinler! <br />
 <br />
VEZİR &#8211; (Ağlarcasına) Sultanım, halkını düşün! <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Halkım beni düşünsün! <br />
O nasıl olsa kendisini idare eder. Bıraksınlar beni, <br />
bir çoban kadar hak sahibi olayım. <br />
 <br />
VEZİR &#8211; Sultanım, elimde büyüdün! Şehzadeliğinden beri ben baktım sana! Küstahlığımı affet! Hiç bir yere gidemem! Seni kendine gelmiş görmedikçe tek adım atmam! Beni affet! <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; O zaman sultanlıkta son <br />
emrim, vereceğim son zalim emir, seni, beni yetiştiren İhtiyan zincire vurdurmak olur. <br />
(Birden çok yüksek ton) Git! <br />
(Vezir, boynu bükük, sağdan çıkar, İbrahim <br />
Ethem arkasından bakıyor. Uzun durak&#8230; İbrahim <br />
Ethem döner. Gözleri, siyah fon üzerindeki sırmalı <br />
tuğraya takılır. Deli tavrıyla yürür. Ellerini deli <br />
tavrıyla altun işlemeli harflere uzatır, tırnaklarını <br />
geçirir ve bir çekişte tuğrayı yanlarından söker.(aynayı kırdırıyoruz tabii) <br />
Sağda heybetli adam&#8230; Gülümseyerek İbrahim Ethem&#8217;e bakıyor.  <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Kumaş parçalarını yırt- <br />
mışsın, ne çıkar?.. Gönlündeki dünya nakışlarını <br />
sökmeye bak!.. (aynalardaki görüntüleri yok etmişsin ne çıkar. Gönlündeki dünya aynalarını kırmaya bak!) <br />
(İbrahim Ethem hızla döner. İki büklüm&#8230; <br />
Tam bir deli&#8230;) <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Sen gitmemiş miydin? <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Demek gitmemişim&#8230; <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Ne yaptığını, ne ettiğini <br />
gören, anlayan olmuyor! Bu nasıl iş böyle?.. <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Böyle!.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Hızırsın, değil misin?.. <br />
 <br />
HEYBETLİ ADAM &#8211; Sade beni mi, her rastladığını Hızır bil!..</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Burada İbrahim ethem’in oğlunun sesini vermemiz gerekiyor. Babasına sesleniyor..)</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">ÜÇÜNCÜ PERDE <br />
 <br />
(Dağ başı&#8230; çalı çırpı&#8230; bir kaç bodur ağaç&#8230; Orta <br />
yerde büyük bir taş&#8230;&gt; <br />
İBRAHİM ETHEM&#8217;İN SESİ &#8211; Yazık ettin dünyana!.. Mermer saraylar, kuş sütünden nimetlere yazık oldu! <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Yüzü cepheye doğru) <br />
Bir türlü çözemedim bu sırrı!.. Nesin sen, nefis mi,şeytan mı?.. <br />
İBRAHİM ETHEM&#8217;İN SESİ – İkimiz de aynı <br />
boruyu öttürürüz. Birimiz bırakır, birimiz başlar. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Çekin elinizi yakamdan! <br />
İBRAHİM ETHEM&#8217;İN SESİ &#8211; Sen sarayına <br />
dönünceye kadar yakanı bırakmayacağım. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Ayağa fırlayarak) Ayağıma cihanın bütün hazinelerini dökseler, ellerinde <br />
hayat suyuyla gelseler; iç şundan bir yudum ve hep dünyada kal deseler yine dönmem!Defol! <br />
İBRAHİM ETHEM&#8217;İN SESİ &#8211; Üstüme varma. <br />
Üstüme gelme. O vakit ben daha kuvvetli dönerim! Büsbütün üzerine yüklenirim. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Ben senin ismini de biliyorum! <br />
İBRAHİM ETHEM&#8217;İN SESİ &#8211; Bırakayım da <br />
içime büsbütün mü yerleşsin?.. <br />
Nasıl olsa içine yerleşmişim&#8230; Makasla koparabilir misin gölgeni gövdenden?.. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Çığlık) Defol : <br />
(Cevap yok&#8230; Uzun durak&#8230; Canlanan kaval <br />
sesi&#8230; İbrahim Ethem cepheye döner. Eliyle uzaklarda birine işaret ediyor.) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Hey!.. Çoban : (Uzun <br />
durak&#8230; ) Gel buraya&#8230; <br />
(İbrahim Ethem döner, çalı çırpı demetinin <br />
üzerine çöker. Uzun durak&#8230;) <br />
İBRAHİM ETHEM&#8217;İN SESİ &#8211; Şimdi de basit <br />
bir çobanda mı bulacaksın tesellini?.. Dağlarda çalı çırpı toplayap pazarlara indiriyorsun!.. Helâl kazanayım diye&#8230; Hamamlarda mü&#8217;min dedikleri insanların kirlerini temizliyorsun. Kibrini yok edeyim diye&#8230; Bunları yapıyorsun da nereye varmış <br />
bulunuyorsun&#8217;?.. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Sana, seni bir cerahat <br />
gibi içimden çıkarmaya, sesini dışımdan duyar hâle gelmeğe&#8230; İşte ,vardığım yer!.. <br />
(İbrahim Ethem&#8217;in sesiyle sürekli kahkahalar&#8230; <br />
Sağdan çoban gelir. Elinde asâsı&#8230; İbrahim Et- <br />
hem&#8217;in karşısında durur. İbrahim Ethem, ona eliyle çömelmesini işaret eder.) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Merhaba, çoban!.. <br />
ÇOBAN &#8211; Merhaba! <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Sen Allah&#8217;a bağlı mısın? <br />
ÇOBAN &#8211; Hamdolsun!.. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; İçinde bir Allah düşma- <br />
nı taşıdığına, onun da nefsin olduğunu biliyor mu- <br />
sun? <br />
ÇOBAN &#8211; Bu ismi duyuyorum hocalardan! <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; İçinde duymuyor musun?.. <br />
ÇOBAN &#8211; Benim aklım ermez böyle şeylere!.. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Ne mes&#8217;udsun sen.. Al- <br />
lah senin yolundan uçurumları kaldırmış&#8230; <br />
ÇOBAN &#8211; Kimsin sen, bir derviş misin? <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Dervişliğe özenen biri&#8230; <br />
ÇOBAN &#8211; Neymiş şu dervişlik?.. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Bir şey işte, bir şey, bir <br />
hal! Senin haline hasret çeken, bir hal! <br />
ÇOBAN &#8211; İbrahim Ethem! Bildim! <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Eski bir Sultan olduğu- <br />
mu da biliyor musun? <br />
ÇOBAN &#8211; Ne bileyim?.. <br />
(İbrahim Ethem ayağa kalkar, sağ eliyle omu- <br />
zundan beline doğru bir işaret yapar.) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Eski Belh Sultanı İbra- <br />
him Ethem!.. Nasıl beğendin mi? <br />
(Çoban, oturduğu yerden aval aval bakmak- <br />
ta&#8230; Uzun durak&#8230;) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Ama senin derecenden <br />
çok aşağıda bir yaratık&#8230; <br />
ÇOBAN &#8211; Şaştım, kaldım! <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Nerden öğrendin be- <br />
nim adımı?.. <br />
ÇOBAN &#8211; (Eliyle sol tarafı gösterir) Şurada, <br />
biraz ilerde toplanan Aşıklardan?.. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Kimmiş bu âşıklar?.. <br />
ÇOBAN &#8211; Senin gibi dervişler&#8230; Sık sık dağ- <br />
da buluşur, hâlleşirler. Onlara âşık derler. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Söylesene onlar, beni de <br />
meclislerine kabul etsinler!.. <br />
ÇOBAN &#8211; İçlerine yabancı almazlar. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Belki beni yabancı say- <br />
mazlar. Danış bir kere!.. <br />
(Çoban ayağa kalkar, sola doğru yürür.) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Çobanın arkasından) <br />
Onlara de ki, eski Sultan, İbrahim Ethem meclisi- <br />
nize kabul edilmek istiyor. İzniniz var mı?.. <br />
(Çoban çıkar. İbrahim Ethem eski yerine çö- <br />
ker. Başını elleri içine alır. Derinlere dalmış.. <br />
Uzun durak&#8230;) <br />
DAĞDAKİ ŞAKÎK&#8217;İN SESİ &#8211; (Şefkat ve mer- <br />
hamet dolu ton) İbrahim Ethem, İbrahim Ethem!.. <br />
(İbrahim Ethem irkilir, Sağa bakar. Yerinden <br />
fırlar.) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Sağa doğru) Şakîk, sev- <br />
gili Şakîk!.. <br />
(Sağdan Sakîk gelir. İbrahim Ethem ilerler. <br />
Kucaklaşırlar.) <br />
ŞAKİK &#8211; Sana mekân artık dağlar&#8230; Bulabi- <br />
ne aşkolsun!.. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Gel seninle şuracağa çe- <br />
kilelim de biraz dertleşelim!.. <br />
(İbrahim Ethem Şakîk&#8217;i taşa oturtur, kendisi <br />
de çalı çırpı demetine ilişir.) <br />
ŞAKÎK &#8211; (İbrahim Ethem&#8217;e dikkatle baka- <br />
rak) Seni huzur içinde görmüyorum. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Nasıl huzur içinde ola- <br />
bilirim? Perişanım! <br />
ŞAKİK &#8211; Neden?.. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Nefsimden.,. Nefsimin <br />
ruhuma üflediği zehirli nefeslerden&#8230; <br />
ŞAKİK &#8211; Bunlara «hatarât» derler. Bu yola <br />
düşenlerin encamıdır bu&#8230; Sabredeceksin!.. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Ben sabrettikçe yük bi- <br />
nerse, bindikçe ben sabra çalışırsam; çalıştıkça bıçak daha derinlere dalarsa, ne yapabilirim?.. <br />
ŞAKİK &#8211; (Merhametli) Allah&#8217;a havale edersin! Çare yok, dayanacaksın!.. <br />
«Hiç bir nefse gücünden fazlasını yüklemem» diyor Allah&#8230; Demek seni ne kadar güçlü yaratmış ki, yük üstüne yük bindiriyor sırtına!.. <br />
İftihar et! <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Ağlamaklı) Çok fena <br />
haller geçiriyorum, Şakîk!.. Nefsim beni yoldan <br />
döndüremeyince, şeytanla mı anlaşıyor, ne? Üzerime küfür harâratiyle yükleniyor. Biri kar gibi beyaz, öbürü zift gibi siyah, iki parçaya bölünüyorum! Zift rengine razı olsam kolay!.. Zifti beyaza çevirmeye kalksam zor&#8230; Arada kalbim yırtılıyor, didik didik dişleniyor. Cımbızla tel tel söküyorlar <br />
kalbimi&#8230; Ne olacak benim hâlim Şakîk?.. <br />
ŞAKİK &#8211; Çile devrindesin, İbrahim Ethem!.. <br />
Çekeceksin ve gerçek devlete ereceksin! Bu devleti <br />
bedava vermezler. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Kimseye bir şey sezdirmi- <br />
yorum halimden&#8230; Sen hal insanısın; sana açılabi- <br />
liyorum. <br />
ŞAKÎK &#8211; Elâleme belli edersen kendini, sırra <br />
ihanet etmiş olursun! Örtün, peçelen! Şunu bil <br />
sen: Büyük huzura çıkacak yol, hüyük huzursuz- <br />
luk&#8230; Velînin biri «Âfiyet, Allahım, ruh âfiyeti di- <br />
ye dua etmiş.., Ses gelmiş: «Sen bilmiyor musun <br />
ki, bu yola düşenlere âfiyet yoktur!» <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Müthiş!. </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">(Durak) <br />
ŞAKÎK &#8211; Ne yiyip içiyorsun? <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Ne bulursam onu&#8230; <br />
ŞAKÎK &#8211; Rızkını aramıyor musun? <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Aramıyorum. O gelip <br />
beni buluyor! <br />
ŞAKÎK &#8211; Daha çiğsin! Rızkını sen arayıp bu- <br />
lacak, ama bulanın sen değil, O olduğunu bilecek- <br />
sin! <br />
(Önce Şakîk, sonra İbrahim Ethem, ayağa <br />
kalkar&#8230; ) <br />
ŞAKÎK &#8211; Şükür bahsinde ne yaparsınız? <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Bulunca şükrederim, bu- <br />
lamayınca sabrederiz. <br />
ŞAKÎK &#8211; Horasanın köpekleri de böyle yapar! <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Ya siz? <br />
ŞAKÎK &#8211; (Tane tane) Bulunca dağıtırız, bu- <br />
lamayınca şükrederiz. <br />
(İbrahim Ethem Şakîk&#8217;in ellerine atılır, öp- <br />
mek ister. Şakîk şiddetle elini çeker.) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Biliyorum ben daha çi- <br />
ğim! Bırak elini öpeyim! <br />
ŞAKÎK &#8211; Bense senin gibi çiğlerin ayak tozu <br />
olmak isterdim. Ben senin ayağını öpeyim! <br />
(Uzaktan kaval sesi&#8230; yanık bir name&#8230; İkisi <br />
de yan dönüp cepheye bakarlar. Kaval hazin hazin <br />
ağlıyor. Dinlerler. Uzun durak&#8230;) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Şakîk&#8217;e bakmadan) <br />
Hasretin sesi!.. <br />
ŞAKÎK &#8211; (İbrahim Ethem&#8217;e bakmadan) Da- <br />
vetin sesi!.. <br />
İBRAHİM ETHEM&#8217;i &#8211; Herkes bir hasret ve bir <br />
davet peşinde geziyor. <br />
ŞAKÎK &#8211; Hasret çektiği, davet aldığı şeye ula- <br />
şınca da aradığının, dilediğinin o olmadığını anlı- <br />
yor. <br />
(Uzun durak,._ Kaval devamda&#8230;) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Bu dünyada ne varsa <br />
gurbet&#8230; Bütün varlıklar yokluk, bütün sahiplik- <br />
ler yoksunluk!.. <br />
ŞAKÎK &#8211; Pişiyorsun, ya İbrahim Ethem kay- <br />
namaya, fokurdamaya başlıyorsun! <br />
(İbrahim Ethem eğilip yerden çalı çırpı deme- <br />
tini alır, omuzuna yerleştirir.) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Gidiş, hep gidiş!.. <br />
ŞAKÎK &#8211; Yolun ne tarafa?.. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Sol tarafı göstererek) <br />
Bu yana?.. Seninki?.. <br />
ŞAKİK &#8211; (Sağ tarafı göstererek) Benimki de <br />
bu tarafa&#8230; <br />
Şakîk, sağ, İbrahim sola doğru ilerlerler. Tam <br />
çıkış noktasında dururlar ve birbirlerine dönerler.) <br />
ŞAKÎK &#8211; Yâ İbrahim Ethem!.. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Yâ Şakîk Belhî!.. <br />
ŞAKÎK &#8211; Kaynayacaksın! Pişeceksin! Kül <br />
olacaksın! Ve artık yanmayacaksın! Aradan çıka- <br />
caksın! Onu bulacaksın! <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Onu bulacağım! Beni <br />
yaratanı bulacağım! Yaratıldığımdaki murada ere- <br />
ceğim! (Durak) Âlemleri insan için, İnsanı da ken- <br />
di visali için yaratanı bulacağım!.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">DÖRDÜNCÜ PERDE <br />
oğluyla karşılaşması </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Sahnede hac kafilesi..önde İbrahim Ethem’in oğlu.. diğerlerinin yüzleri görünmez oğlanı görüyoruz yalnızca..belki ihramlılar ve tavaf halindeler. arka fonda annesiyle konuşmaları verilebilir.. annesini es geçebiliriz..sonrasında bir grup Mekkeliyle konuşuyor. Onlara babasını soruyor. Bunları arkadan versek güzel olabilir.</span></p>
<ul type="DISC">
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Yabancı!! Ne arıyorsun?</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Eski Belh Sultanı İbrahim Ethem’i arıyorum. Tanır mısınız? Mekke’de olduğunu söylediler.</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Evet o bizim hocamızdır. Mekke dışından sırtında odun getirip satar, parası ile de ekmek alıp bize verir. Tavaftan sonra onu Kabe’de bulabilirsin..</span></li>
</ul>
<p> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Belki sahnede tavaf halinde telbiye getiren kişiler kalabilir. Hem arka fon olur:)) babasını sırtında odun taşırken görüyor. Sahnenin bir köşesinde oğlu diğerinde İbrahim Ethem hazretleri..İbrahim Ethem hazretleri odunları indiriyor. Yanındakine odunları satıyor. İbrahim Bin Ethem hazretleri oğlunu görünce tanıyor. Yanındaki adam onun gence dikkatlice baktığını fark ediyor ve soruyor:</span></p>
<ul type="DISC">
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Şu Genci tanıyor musunuz? Kim o..</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Belh’ten ayrıldığımda geride bıraktığım oğlumdur.</span></li>
</ul>
<p> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">İbrahim Ethem gencin yanına yürüyor. </span></p>
<ul type="DISC">
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hangi dindensin?</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">İslam dinindenim</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Elhamdülillah ya Rabbi..Kuran biliyor musun?</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Biliyorum</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Hamdolsun Rabbim. İlim tahsil ettin mi?</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Evet..</span></li>
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Gözümün nuru..</span></li>
</ul>
<ul><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Bak işte burada kucaklaşacaklar. Veee ses..</span></ul>
<ul><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">-Ya İbrahim beni sevdiğini iddia ediyorsun. Ama benimle birlikte başkalarını da seviyorsun..Dostluğumuza ortak koşuyorsun.. Bir kalpte iki sevgi olur mu?</span></ul>
<ul><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">İbrahim bin Ethem hala oğluna sarılı halde:</span></ul>
<ul type="DISC">
<li><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">O halde birimizi al Rabbim..</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">Bunu demesiyle oğlu kucağına yığılıyor. Sahne kararıyor.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">BEŞİNCİ PERDE <br />
(Yelkenli bir geminin küpeştesi&#8230; Siyah fon üze- <br />
rinde boylu boyunca küpeşte kenarı&#8230; Üzerinde ıskarmozlar ve yelken direğinin ip merdiveni&#8230;) <br />
(İbrahim Ethem, arkasını denize ve küpeşte <br />
kenarına vermiş, seyircilere doğru, geminin içinde olanlara bakıyor. Gemide bir curcunadır gitmekte&#8230; Nâralar, def ve zurna sesleri, kahkahalar&#8230; <br />
Sürekli curcuna&#8230; Sesler kesilir.) <br />
MASKARANIN SESİ &#8211; Yolcular! Fırtına ke- <br />
sildi. Tehlike geçti. Artık keyfimize bakabiliriz.  <br />
İnce göbek havası!.. <br />
(Zurna çığlıkları, def şıngırtıları ve davul tem- <br />
poları ile gayet kıvrak ve hareketli bir oyun hava- <br />
sı&#8230; Yolcuların el şaklatarak tempo tutuşu&#8230; İb- <br />
rahim Ethem, acıklı gözle manzaraya bakıyor. Ya- <br />
rım dakika çünbüş&#8230; ) <br />
MASKARANIN SESİ &#8211; Tamam! <br />
(Çünbüş durur.) <br />
MASKARANIN SESİ &#8211; Evvel zaman içinde, <br />
kalbur saman içinde, uçsuz bucaksız denizde yol <br />
alan bir gemi&#8230; Bir fırtınadır kopmuş&#8230; Yelkenler <br />
parçalanmış, dümeni zincirleri kopmuş&#8230; Nerdeyse <br />
gemi batacak&#8230; Ağlayan ağlayana, çığlık basan ba- <br />
sana&#8230; Bir köşede de bir derviş&#8230; Aman, demişler; <br />
derviş baba, dua et de kurtulalım! Ne cevap verse <br />
iyi, derviş, demiş ki: Korkmayın; sizin derya dedi- <br />
ğiniz benim koynumda!.. Seslenirim ona, yatışır! <br />
Keramet taslamış bizim derviş!.. <br />
(Kahkahalar&#8230; Def şıngırtıları&#8230;) <br />
MASKARANIN SESİ &#8211; Derviş denize seslen- <br />
miş. Yatış, yoksa seni koynuma almam! Bakmış- <br />
lar ki, deniz yatışmıyor, bari sen al onu koynuna, <br />
demişler; Dervişi suya atmışlar&#8230; <br />
BİR SES &#8211; Eee??? <br />
MASKARANIN SESİ &#8211; fırtına da durmuş, su- <br />
lar da yatışmış&#8230; <br />
(Müthiş bir kahkaha tufanı&#8230; deflerin zil şın- <br />
gırtıları&#8230;) <br />
MASKARANIN SESİ &#8211; Biz de az buz fırtına <br />
atlatmadık! Bir daha kopacak olursa fırtına, şura- <br />
daki dervişi suya atarız, olur, biter! <br />
(Zil seslerine karışık alkış furyası&#8230;) <br />
MASKARANIN SESİ &#8211; Hey, derviş. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Cepheye doğru) Efendim? <br />
MASKARANIN SESİ &#8211; Sen derviş misin? <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Hayır efendim! <br />
MASKARANIN SESİ &#8211; Öyleyse niçin efendim dedin? <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Beni gösterdiniz de onun için&#8230; <br />
MASKARANIN SESİ &#8211; Hâlin tıpkı dervişe <br />
benziyor da ondan&#8230; <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Dervişlik nerede, ben <br />
nerdeyim efendim!.. <br />
MASKARANIN SESİ &#8211; Denize atarız diye <br />
korktun da ondan mı böyle söylüyorsun? <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Hayır efendim! <br />
MASKARANIN SESİ &#8211; Nesin sen öyleyse?.. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Sizin gibi bir adam&#8230; <br />
MASKARANIN SESİ &#8211; Ayol, senin neren adam?.. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Doğru; benim nerem adam?.. <br />
MASKARANIN SESİ &#8211; Yolcular!.. Bakın, hatırıma ne geldi! Sultanı, vezirine demiş ki «Bıktım <br />
etrafımdaki basma kalıp dalkavuklardan!.. Bana <br />
dünyanan en büyük, en keskin dalkavuğunu bul <br />
getir!.. Vezir gitmiş, dünyanın; en büyük, en keskin dalkavuğunu bulmuş, getirmiş&#8230; Tıpkı bu derviş gibi çökük, ezik, kırık, çelimsiz, alımsız, çekimsiz bir adam&#8230; <br />
(Kahkahalar&#8230; Zil sesleri&#8230;) <br />
MASKARANIN SESİ &#8211; Sultan demiş ki ona! <br />
«Senin neren dalkavuk?.. Sen dalkavuk değilsin„ <br />
olamazsın!»&#8230; &#8220;Evet, demiş dalkavuk; ben dalkavuk değilim, olamam!&#8221; <br />
(Kahkahalar&#8230; Curcuna&#8230;) <br />
MASKARANIN SESİ &#8211; Durun. durun! Sonu var. <br />
(Sesler kesilir.) <br />
MASKARANIN SESİ &#8211; SuItan, vezirini çağırtıp çıkışmış: &#8220;Adama sen dalkavuk değilsin, olamazsın dedim, &#8220;değilim, olamam&#8221; diye cevap verdi. &#8220;Bu nasıl dalkavuk?&#8221;&#8230; Vezir gülümsemiş: «Sultanım, öylesine dalkavuk ki. O, emriniz, hatırınız için mesleğini sanatını bile inkâr ediyor!»&#8230; <br />
(Taşkın alkış&#8230; Kahkahalar&#8230; Zurnada kah- <br />
kaha sesi&#8230;) <br />
MASKARANIN SESİ &#8211; İşte şu gördüğünüz <br />
dervişin de hali, bu!.. Durun şuna bir el atayım da <br />
seyredin! <br />
(Alkış&#8230; Cünbüş&#8230; Sağdan koşar adıma yakın <br />
hızla Maskara gelir. Tepesinde mukavvadan huni <br />
şeklinde renk renk bir külâh, elinde def&#8230; İbrahim <br />
Ethem&#8217;in yanına gider, defi uzatır. <br />
MASKARA &#8211; Siftah senden ey derviş!.. Şu <br />
defe kızıl bir altun at bakalım! <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Bende kızıl bir altun de- <br />
ğil, silik bir bakır bile yok! <br />
MASKARA &#8211; Ne o?.. İşler kesada mı gitti? <br />
parsa toplayamadın mı?.. Yoksa bu gemi ile cö- <br />
mert memleketlere mi gidiyorsun?. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Cömert memleket varsa <br />
yerini haber ver de gideyim. <br />
MASKARA &#8211; Uzun etme, omuzdaş, ikimiz de <br />
ayni sanatdanız! Ben maskaralık edip parsa top- <br />
luyorum! Sen de goygoyculuk edip sadaka devşiriyorsun! <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Hakkın var! İkimiz de <br />
aynı sanatdanız! Şu farkla ki, senin apaçık maskaralığın, benim nefsimin sinsi-pisliğinden çok daha <br />
temiz!.. <br />
MASKARA &#8211; (Cepheye döner) Bakın, bakın! <br />
-Ne hikmetler savuruyor! (Durak, dikkat) Ne o, ne o?.. Niçin somurtuyorsunuz? Niye astınız, suratlarınızı?.. Acıdınız mı yoksa şu anaskaraya?.. Durun, <br />
onun ne mal olduğunu göstereyim de kopuverin <br />
kahkahaları!.. <br />
(Maskara hızla döner. Bir vüruşta İbrahim Et- <br />
hem&#8217;in külâhını düşürür, saçlarından kavrar.) <br />
MASKARA &#8211; Gül bakayım! <br />
(İbrahim Ethem gülümser.:.) <br />
MASKARA &#8211; Gülümsemek yetmez! Kahkahayla gül! <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Saçları Maskaranın e- <br />
linde, başı kalkık) Elimden geldiği kadar gülüyo- <br />
rum! Sen onu kahkaha say. <br />
MASKARA &#8211; Havla öyleyse köpekler gibi!.. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Hep o vaziyette) Zaten <br />
havlıyorum ya; her lâfım bir havlama&#8230; Daha ne <br />
istiyorsun?.. <br />
YOLCULARDAN SESLER &#8211; Yuuu! Yuhaaa!.. <br />
MASKARA &#8211; (Elini İbrahim Ethem&#8217;in saçla- <br />
rından çekmiş) Yere yat, dört ayak üzerine yürü!.. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Mecalim olsaydı yere de <br />
yatar, dört ayak üstünde de yürürdüm. Ama affet: <br />
Nerde bende o kuvvet?.. <br />
MASKARA &#8211; (Elindeki defi İbrahim Ethem- <br />
in karnına çarpar) Göbek at öyleyse! <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Ağlamaklı) Bilmiyorum- <br />
ki Göbek nasıl atılır, bilmiyorum ki&#8230; <br />
MASKARA &#8211; Ben sana şimdi hepsini öğretirim! <br />
(Maskara yeni bir davranış hareketi gösterir.) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Sana bir şey sormak istiyorum! <br />
 <br />
MASKARA &#8211; Sor! <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Gemideki bunca insan <br />
içinde, bunca hor görülmeye, bunca küçük düşü- <br />
rülmeye lâyık bir beni mi buldun?.. <br />
MASKARA &#8211; Bir seni buldum! <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Başı yükseklerde) Ya <br />
Rabbî, sana şükrederim! (Maskaraya) Sana da teşekkür ederim! Allah, bu cihanda insanları güldürdüğün gibi, öbür cihanda da seni güldürsün! Gönlümü hoş ettin! <br />
(Maskara donup kalır. Çıt yok&#8230; Uzun du- <br />
rak&#8230;) <br />
MASKARA &#8211; Ne garip adam bu!.. Vurdukça <br />
vurduruyor, ezdikçe ezdiriyor! <br />
(Maskara İbrahim Ethem&#8217;e doğru bir adım <br />
atar. ) <br />
YOLCULAR TARAFINDAN TOK BİR SES - <br />
Maskara, dur, kıpırdama! Kimse de kıpırdamasın <br />
yerinden!.. <br />
(İbrahim Ethem ve Maskara, çarpılmış gibi&#8230; <br />
Uzun durak&#8230; Sağdan, gümüş astırağan kalpaklı, <br />
ince deri çizmeli, eli kamçılı meçhul şahıs gelir. <br />
Yürür, maskaranın karşısında durur.) <br />
MEÇHUL ŞAHIS &#8211; (Maskaraya) Cehennem <br />
odunu!.. Sen böyle bir insana nasıl oluyor da bu <br />
kepazelikleri yapabiliyorsun?.. <br />
(Meçhul şahıs kamçısını kaldırır. Maskaranın <br />
kafasına indirmek üzere&#8230;) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Atılarak) İndir kamçını!.. <br />
(Meçhul şahıs donar. Kamçısını indirir. Mas- <br />
kara hareketsiz&#8230; ) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Kusuruna bakma! .. Kasdi kötü olabilir. Neticeye bak sen! Bana ders verdi. <br />
Allah affetsin onu!.. İzin verillrse şefaatçısı, benim! <br />
(Meçhul şahıs, kamçısının ucuyla Maskaraya <br />
sağ tarafı gösterir. Maskara geri geri yürüyerek süzülür, kaçar.) <br />
(Uzun durak&#8230; Meçhul şahıs, cebinden yüklü <br />
bir torba çıkarır, İbrahim Ethem&#8217;e uzatır.) <br />
MEÇHUL ŞAHIS &#8211; Şu bin dinarı kabul et! <br />
Belki bir işine yarar. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Senin de kasdın güzel&#8230; <br />
Ama neticesi kötü&#8230; Bunca çilemi birkaç pula yele verdirmek mi istiyorsun?.. Koy cebine keseni! Muhtaçlara dağıt sevap kazan! <br />
MEÇHUL ŞAHIS &#8211; Sen muhtaç değil misin?.. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Hem de ne muhtaç, ne <br />
muhtaç!.. O kadar muhtaç ki, bende ihtiyaç diye <br />
bir şey bırakmıyor! Ben Allah&#8217;a muhtacım! <br />
MEÇHUL ŞAHIS &#8211; (Keseyi uzatarak) Al da <br />
küçük ihtiyaçlarından kurtul! Büyük ihtiyacına <br />
bak.. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Alırsam istediğim gibi <br />
harcamaya izin verecek misin?.. <br />
MEÇHUL ŞAHIS &#8211; Mal senin!.. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Elini uzatır) Ver öyleyse!.. <br />
(Meçhul şahıs keseyi verir, İbrahim Ethem kapıp alır, cepheye döner.) <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; olcular!.. Nasıl içinizde hor görülmeğe, küçük düşürülmeğe en lâyık bensem, şu bin dinarı almaya en müstehak biri de olmak lâzım aranızda&#8230; <br />
 <br />
(Telâşlı mırıltılar, uğultular&#8230; Uzun durak&#8230;) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Kim nefsini en müstehak görüyorsa elirini kaldırsın! <br />
(Sükût&#8230; Uzun durak&#8230;) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Ne o?.. Hepiniz birden mi <br />
el kaldırıyorsunuz?.. Aranızda yalnız maskara mı <br />
el kaldırmayan?.. <br />
(Sükût&#8230; Çok uzun durak&#8230;) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Cepheye doğru, ayni <br />
eda) Maskara!.. Gizleme yüzünü definle!.. Bu gemide riyakârlıktan uzak bir sen varsın!.. Gel yanıma!.. <br />
(İbrahim Ethem, keseyi havaya kaldırdığı sağ <br />
elini indirir. Sağa döner. Uzun durak&#8230; Sağdan <br />
Maskara gelir. Baş açık, adımları tutuk, hali mahçûp&#8230; ) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Yürü, Maskara! Gel! Me- <br />
rak etme gel! Bu dünyada senden daha az mascara olanını bulamazsın! (Yerinde mıhlanıp kalan Maskarayı süzerek)Yürü diyorum sana! (Maskara yürür. İbrahim Ethem&#8217;in karşısında durur.) <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Keseyi uzatarak) Al!.. <br />
Belki tevbene vesile olur. <br />
(Maskara bir atılışta yere çöker, İbrahim Et- <br />
hem&#8217;in dizlerine sarılır.) <br />
MASKARA &#8211; Bana tevbeyi öğret! <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Kolay mı onu öğret- <br />
mek?.. Evvelâ kötüden tevbe, sonra iyiden, iyi sandığın şeylerden tevbe, her şeyden tevbe!.. <br />
(Durak&#8230; ) <br />
MASKARA &#8211; Söyle, söyle!.. <br />
İBRAHİM ETHEM- Takat getiremezsin ki&#8230; <br />
MASKARA &#8211; Getiririm, söyle! <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Renk diye baktığın renkten bile tevbe!.. Aldığan her nefesten tevbe, daldı- <br />
ğın her saniyeden tevbe!.. <br />
(Uzun durak&#8230; Meçhul adam eliyle göz yaşla- <br />
rını siliyor.) <br />
MASKARA &#8211; (Ağlayarak) Sonra, sonra?.. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Nihayet tevbeden de tev- <br />
be&#8230; Nefsin saklanbaç oyunu, samimiyetsiz tevbeden de tevbe!.. <br />
MASKARA &#8211; (Yerdeki vaziyetini bozmadan <br />
başını doğrultur) Sen büyük bir velîsin!.. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Başı yükseklerde) Veli <br />
mi dedin; ben bir denîyim&#8230; Denî (Alçak) &#8230; Biraz önce halini gösterdiğin çehresiz ve hayasız denî&#8230; <br />
(Maskara başını eğer, tekrar İbrahim Ethem&#8217; <br />
in dizlerine sarılır. Meçhul şahsın eli gözlerinde&#8230; <br />
İbrahim Ethem, gaiplerde bir noktaya dalmış, ulvî <br />
bir heykel&#8230;).</span> </p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">ALTINCI PERDE <br />
 <br />
(Deniz kenarı&#8230; Siyah ve meçhul fon önünde, sağlı sollu kayalar&#8230; Şırıltılı sular&#8230;) <br />
(İbrahim Ethem sulara karşı yan oturmuş, <br />
gömleğinin söküklerini dikiyor. Hafif su sesleri&#8230; <br />
Deniz kuşlarının sesi&#8230; Biraz ilerisinde, ayakta, <br />
balıkçı&#8230; ) <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Balıkçıya) Ayakta durma! Otur! <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Ver de söküklerini ben dikeyim&#8230; <br />
Dakikalardır uğraşıyor, bitiremiyorsun! <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Nefsimi meşgul etmeğe <br />
bakıyorum. O beni meşgul edeceğine ben onu meş- <br />
gul edeyim&#8230; Mümkün olsa da bir yandan söksem, <br />
bir yandan diksem&#8230; <br />
 <br />
(Balıkçı merakla İbrahim Ethem&#8217;e sokulup <br />
kumluğa oturur). <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Kuzum, nedir senin şu nefs dedi- <br />
ğin?.. Senden başka bir şey mi?.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Hep dikişle meşgul) O, <br />
hem ben, hem benden başka bir şey&#8230; <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Nasıl olur? <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Basbayağı olur! <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Ben balakçıyım, Benim kayığım <br />
dediğim zaman, kayık ayrı ben ayrı değil miyim?.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Nefse gelince iş değişi- <br />
yor. O, hem sen&#8217; oluyor, hem de senin dışında bir <br />
şey&#8230; Sende ne varsa onlara benim şuyum, benim <br />
buyum demiyor musun?.. Benim elim; benim aya- <br />
ğım, benim başım&#8230; (Coşar) Ya sen nerdesin? Sen- <br />
deki her şey ayrı ayrı senin olunca sen neredesin?.. <br />
Bendeki her şey, benim, benim diye sayıp tükettik- <br />
ten sonra ben neredeyim?.. <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Aklımı oynatma benim!.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Aklın oynasın da altın- <br />
dan çıkanı gör! <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; O zaman nefs mi çıkar meydana?.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Nefs çıkar! Senden ko- <br />
par, Olancâ marifetiyle karşına dikilir. Köpeğe <br />
benzer, akrebe benzer, yılana benzer. <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Nefs ruh mu yoksa? <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Ne gezer!.. Ruhun kar- <br />
şılığı, ters tarafı&#8230; Allah, gecenin karşısına gündü- <br />
zü diktiği gibi, kalbimize nefs ile ruhu işlemiş&#8230; <br />
Kalb&#8217;ın toplayıcı hakikatı doğmuş&#8230; O da, ben <br />
dediğin şeye ayna olmuş&#8230; <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Ne derin sır!.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Dikişini dizlerine bıra- <br />
kıp balıkçıya döner) Asıl sır, onun altında&#8230; Ben <br />
sana kabaca nefsi bildirdim; derinlere girmedim ki&#8230; <br />
BALIKÇI &#8211; Gir! <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Giremem! Sen bir balıkçısın ama, beyni kaynayanlardansın!.. Onun için <br />
sevdim seni!.. Vaz geç hecelerden, harflerden, kelimelerden&#8230; Nefsin işini bil, yeter!.. <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Neymiş nefsin işi?.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM.- Allaha perde olmak&#8230; <br />
Yapış o perdeye tırnaklarınla, yırt o perdeyi huzu- <br />
ra çık! <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Nasıl yırtılır o?.. Balık ağı değil <br />
ki, geçireyim parmaklarımı da parçalayayım!.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Onu bir balık ağı gibi <br />
parçalamanın usulü, heveslerinden vaz geçmek&#8230; <br />
Tacını, tahtını yıkmak, yele vermek&#8230; <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Benim ne tacım var, ne tahtım!.. <br />
Belh SuItanı İbrahim Ethem değilim ki ben, tacı- <br />
ma, tahtıma bir tekme indirip dağlara, kırlara çe- <br />
kileyim&#8230; <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (İrkilir) İbrahim Ethem, haaaa?.. <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Evet. İbrahim Ethem!.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Kim anlattı sana onun hikâyesini? <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Herkes&#8230; Herkesin dilinde o&#8230; Niçin?.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Boşuna bırakmış tacını, <br />
tahtını!. Meğer muradı dillere destan olmakmış. <br />
Gayesi şöhretmiş!.. Sahtekâr İbrahim Ethem!.. Mürâi (Gösterişçi) İbrahim Ethem!.. <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Ne yapabilirdi zavallı?.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Namsız, nişansız kalmanın, silinip gitmenin çaresine bakabilirdi. <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Allah onu Sultan yaratmış&#8230; Elinden ne gelebilirdi ki?.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Gizlenmek&#8230; İsterse sultan kürkünün içine gizlensin&#8230; Eksik adammış İbrahim Ethem!.. <br />
 <br />
(İbrahim Ethem, kucağındaki gömleği alıp <br />
tekrar dikmeye başlar, uzun durak&#8230; Su ve kuş <br />
sesleri&#8230; ) <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Derviş Baba! <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Gözleri dikişinde) Söyle evlâdım! <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Öleceğiz, değil mi? <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Evet evlâdım! <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Ama kimse inanmıyor buna.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Nefs, ölüme başkaların- <br />
da inanıyor, kendinde inanmıyor istediğin kadar <br />
mezarlık kapılarına yaz: «Bütün nefsler ölümü ta- <br />
dacaktır!»&#8230; Yine inanmaz. İnansa tek adım ata- <br />
maz. <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Nasıl olmalı bir mü&#8217;minin hâli?.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Bir an durur, dikişini <br />
indirir, balıkçıya dikkatle bakar) Son nefesinde nasıl olacaksa hep öyle, her an öyle&#8230; <br />
(İbrahim Ethem tekrar dikmeğe başlar. Uzun <br />
durak&#8230; ) <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Derviş baba!.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Efendim?.. <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Bana, beyni kaynayanlardansın, <br />
dedin! Bu hal çok yeni bende&#8230; <br />
(İbrahim Ethem bakar, cevap vermez. Durak&#8230; ) <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Benim beş yaşında nur topu gibi <br />
bir oğlum vardı. (Denizi gösterir) Şuracıkta oynarken sular onu alıp götürdü. Günlerce aradık, taradık, izini bulamadık. Bir gün ağımın içinde bulmayayım mı onu?.. Annesi de çıldırdı. (Durak, perişan <br />
eda ve yüksek ton) Bu ne hikmettir, Derviş baba?.. <br />
(Denize doğru) Şu denizi yumruklayayım neden… <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Keser) Sus!.. <br />
(Balıkçı kalakalır. İbrahim Ethem dikişini diz- <br />
lerine bırakır. Karşılıklı bakışma&#8230;) <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Mal sahibi sen misin? <br />
(Sükût&#8230; Uzun durak&#8230;) <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Elini balıkçının suratına uzatır) Şu suratını, dünyaya gelmeden kendin <br />
mi ısmarladın?.. <br />
(Sükût&#8230; Uzun durak&#8230;) <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Bedavadan konduklarını  <br />
elinden aldıkları zaman niçin kendini kayıpta <br />
görüyorsun?.. Sermâyen mi vardı ki, elinden gitti <br />
diye tepiniyorsun?.. Nasıl oluyor da Allah&#8217;a hesap <br />
sormaya dilin varıyor? (Durak, tonu değişik) . Ve- <br />
ren o, alan o, güldüren o, ağlatan o, burada her <br />
verdiğini orada saklayan o; daha ne istiyorsun?.. <br />
(Balıkçı hıçkırarak İbrahim Ethem&#8217;in kucağına <br />
atılır. Başını göğsüne dayar. İbrahim Ethem, göz- <br />
leri mâverâda, tatlı tatlı, balıkçının saçlarını ok- <br />
şar.) <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Çıldıran anne bilse ki, <br />
ondaki merhametin sahibi kendisi de değil, Allah; <br />
hemen tesellisini, şevkini bulmaz mı?.. Yavrusunu <br />
ensesinden kavrayıp kaçıran kedi, civcivini yem <br />
yemeye çağıran tavuk, şu, bu, o, rahmet duygusu- <br />
nu kimden aldı? Bu rahmet ortadayken hangi kay- <br />
ba üzülebilir bir insan?.. (Durak&#8230; Eli, sarsılarak ağla- <br />
yan balıkçının saçlarında) Herşey O&#8217;nun, herşey <br />
O&#8217;nda&#8230; Batan ufukların dilsiz daveti&#8230; Solan renk- <br />
lerin baygın rüyası&#8230; (Durak) Ağlayan öksüzün <br />
gizli isteği&#8230; Çırpınan âşığın kavurucu humması&#8230; <br />
Kayan gözlerin sessiz imdat çığlığı&#8230; Her şey O&#8217;nun, <br />
her şey O&#8217;nda&#8230; (Durak, değişik ton, tane tane) O <br />
ki, Allah&#8217;a maliktir, neden yoksundur; o ki Allah&#8217; <br />
dan yoksundur, neye maliktir? (Durak, balıkçının <br />
hıçkırık sesleri) Ağla, evlâdım; ağla! O da Allah&#8217;ın <br />
sana rahmeti&#8230; <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; (İbrahim Ethem&#8217;in kucağından <br />
doğrulur) Ben Allah&#8217;tan korkmak istemiyorum, O&#8217;nu sevmek istiyorum! <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Hem sev, hem kork! Sevdiğin kadar kork, korktuğun kadar sev! Âlemde <br />
sevgiden büyük korku mu olur?.. Asıl sevilenden <br />
korkulur! <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Ne yapsam da kendimi kaptırsam <br />
O&#8217;na! <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Sen mi kaptırırsın, O mu kapar, belli olmaz! Belki de seni kapmak için <br />
başına sardı bu felâketi!.. Ateşten ok yüreğine yapışınca anlarsın! <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Yüreğimi açtım. Bekliyorum. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Bekle! <br />
(Uzun durak&#8230; Birden sağ tarafta bir at kişnemesi, Balıkçı ayağa fırlar. Gözü sağ tarafta&#8230;) <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; Atlılar durdu. Vali ve adamları.. <br />
Vali atından indi. Bize doğru geliyor. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Gelsin varsın?.. <br />
 <br />
BALIKÇI -. (Gözleri hep sağ tarafta) Bana <br />
işaret!.. Şimdi gelirim. (Balıkçı hızla sağdan çıkar. <br />
İbrahim Ethem, hafifçe sağına döner. Cephesiyle <br />
denize, sırtıyle sahnenin sağ tarafına yan vermiş <br />
dikişini dikmeğe koyulur.) <br />
(Uzun durak&#8230; Su ve kuş sesleri&#8230;) <br />
(Sağdan Vali gelir. Arkasında balıkçı&#8230; İbra- <br />
him Ethem gelenleri görmez. Vali birkaç adım atıp <br />
durur.) <br />
 <br />
VALİ &#8211; Selâmün aleyküm ey yüce velî.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Soluna dönerek) Aleykümüsselâm.. Ey koca Vali!.. <br />
 <br />
VALİ &#8211; Belh&#8217;den bir nâme aldım. Belh Sultanı, seni, rahat bir araba içinde oraya göndermemi istiyor. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Boşuna zahmet?.. Ben <br />
burada, yumuşak kumların şiltesi üzerinde çok rahatım&#8230; <br />
 <br />
VALİ &#8211; Olmaz! Göndermeğe mecburum! <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Zorla mı?.. <br />
 <br />
VALİ &#8211; Gerekirse zorla&#8230; Belh&#8217;e dönmelisiniz.. <br />
İlle dervişlikse muradın, orada sürdürmelisin dervişliğini!.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Sarayda mı?.. <br />
 <br />
VALİ &#8211; Senin gibi bir Sultan oğIu, Sultan oğlu bir Sultan, lâyık mı ki, böyle dağlarda, kırlarda, <br />
deniz kenarlarında, kayalıklarda sefil sefil dolaşsın?.. <br />
 <br />
(Balıkçı hayretten elleriyle başını kavrar.) <br />
 <br />
VALİ &#8211; Eski Belh Sultanı İbrahim Ethem, <br />
şimdi kumluklarda söküklerini dikiyor. Görülmüş, <br />
duyulmuş iş mi bu?.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Başparmağı ile şehadet <br />
parmağı arasında iğnesi görünen sağ elini valiye <br />
uzatarak) Daha neler var bu dünyada, görülecek <br />
duyulacak!.. <br />
 <br />
VALİ &#8211; Nedir o elindeki?.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Dikiş iğnesi&#8230; <br />
 <br />
VALİ &#8211; Bir zamanlar kılıcınla dağları bölerken şimdi bir iğneye mi kaldı işin?.. <br />
 <br />
(İbrahim Ethem ayağa kalkar. Gömleğini yere barakır. İğnesi daima parmaklarında&#8230;) <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (İğneyi valiye uzatarak) <br />
Bu iğne o kılıçtan daha kuvvetlidir. <br />
 <br />
VALİ &#8211; (İğneyi İbrahim Ethem&#8217;in parmaklarından kopararak) Aklını da bozmuşsun sen!.. Zaten insan, aklını bozmadan senin yaptıklarını yapar mı?.. <br />
 <br />
İBRAHIM ETHEM &#8211; İyi bildin! Aklımı bozdum. (Elini gırtlağına götürür) Boynumu bura- <br />
dan kesip başımı çöplüğe attım. Şimdi beni çöplük <br />
çöplük dolaştırıp başımı mı aratacaksınız? İstemi- <br />
yorum! Sizin olsun! <br />
 <br />
VALİ &#8211; Gelmezsen seni askerlere tutturaca- <br />
ğım! Elini, kolunu bağlatacağım! Yemeğini bile <br />
ağzına kaşıkla verecekler&#8230; Belh&#8217;e gideceksin! E- <br />
ğer keramet sahibi isen zincirlerini kırar, havada <br />
uçar, kaçarsın! Razı mısın? <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Razı değilim! <br />
 <br />
VALİ &#8211; Keramete güvenmiyor musun yoksa? <br />
 <br />
İBRAHiM ETHEM &#8211; «Yok»a güvenilir mi? <br />
Ben «var da yok olmaya bakıyorum. Hiç «yok»da <br />
var olmayı düşünebilir miyim? <br />
Olmayan şeye güvenilir mi? <br />
VALİ &#8211; Ya senin için havada uçuyor, suda yü- <br />
rüyor diyenlere ne buyurulur?.. Bunlar keramet değil mi?.. <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Bunlar oyuncak!.. Havada sinek de uçuyor, suda kurbağa da zıplıyor. Keramet bunlarda değil, âcizlikte&#8230; Toprak üstünde sürünemiyecek kadar âcizlikte&#8230; (Elini uzatır) Ver bana iğnemi! <br />
 <br />
VALİ &#8211; Vermiyeceğim! Yoksa keramet iğnede mi? <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Olabilir! Allah isterse o <br />
iğnenin ucuyla bana üzüm taneleri gibi yıldızları <br />
taplatır. <br />
 <br />
VALİ &#8211; Yaaaa?.. Demek keramet bu iğnede&#8230; <br />
(Vali hızla yürüyüp siyah fonun önüne gelir. <br />
İğneyi denize fırlatır. Su sesleri&#8230;) <br />
 <br />
(Balıkçı dehşetle atılıp İbrahim Ethem&#8217;in o- <br />
muz başına geçer. İbrahim Ethem, sol yanını denize vermiş, dimdik bir kaya&#8230;) <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Sağ elini denize uzat- <br />
mış, en yüksek sesiyle) Balıklar!.. Getirin iğnemi <br />
bana!.. <br />
 <br />
(Uzun durak&#8230; Vali, kaşları çatık, dehşetler <br />
içinde denize bakıyor. Balıkçı bir atılışta İbrahim <br />
Ethem&#8217;in önüne geçer, iki büklüm, gözlerini sulara <br />
saplar. İbrahim Ethem, nereye baktığı belirsiz, <br />
kaskatı&#8230; ) <br />
 <br />
BALIKÇI &#8211; (Aynı iki büklüm vaziyette, elini <br />
uzatmış, var kuvvetiyle) Bakın, bakın! Bir balık, <br />
kafası su yüzünde, ağzında iğne, bize doğru geliyor!.. <br />
 <br />
(Balıkçı koşar, siyah fonun önünde diz çöker, <br />
elini uzatarak iğneyi alır, kalkar döner, delilikten <br />
aşırı bir hayret tavriyle iğneyi İbrahim Ethem&#8217;e <br />
uzatır. İbrahim Ethem son derece sakin, vekarlı&#8230;) <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (İğneyi alırken) Emanete kıydım. Sırrı açığa vurdum. Demek bu dünyada nöbetim sona erdi artık&#8230; <br />
(Uzun durak&#8230; Balıkçı daima şaşkın ve büyü- <br />
lenmiş, vali kaskatı, somurtmakta&#8230; İbrahim Et- <br />
hem ayni vekar içinde&#8230;) <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Hoşça kalın dostlarım!.. Sen koca Vali; Belh&#8217;e selâm <br />
gönder, şen olsunlar!.. Sen! de dertli balıkçı, bana iğnemi getiren balığı ağına düşürmekten sakın!.. <br />
Ağ atmayı bırak, Allah&#8217;ın ağına düş!.. <br />
(Çıt yok&#8230; Donmuşlar&#8230; İbrahim Ethem yürür, yerden gömleğini alır: İğneyi üzerine geçirir <br />
sol kolu üzerine atar, sağa doğru ilerler.) <br />
BALIKÇI &#8211; Nereye gidiyorsun, Ya İbrahim Ethem?.. <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; (Durur, başını çevirir) <br />
Meğer farkında olmadan kefenimi dikmeğe başlamışım&#8230; Onu tamamlamaya gidiyorum! <br />
</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Tahoma;">valiyle konuştuktan sonar vali çekip gidebilir. burada İbrahim ethem hazretleri gitmesin balıkçının kucağında vefat etsin.yoksa vefatını gösteremeyeceğiz. Daha once oturduğu yere yaslanır, balıkçıda onun yanında..onu götürmek ister vs.. <br />
BALIKÇI &#8211; (Yalvaran ton) Gel, bizim kulübeye gidelim! <br />
 <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Ben dünya kulübesine <br />
sığamadım; senin kulübene nasıl sığabilirim? En <br />
doğrusu, büyük gelir bana senin kulüben&#8230; <br />
BALIKÇI &#8211; Lütfen! <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Ben sultan doğdum, Bana saray gerek&#8230; Öyle bir saray ki, genişlikte en <br />
geniş de, darlıkta en dar&#8230; <br />
BALIKÇI &#8211; Saraya mı, saraya mı gidiyorsun.. <br />
gideceksin? <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Saraya!.. (Gömleğini <br />
uzatır) içine yalnız beyaz gömleklilerin alındığı&#8230; <br />
Kuma uzatılıp kalıbının çıkarıldığı&#8230; Boyuna göre <br />
yer verildiği&#8230; Saray!.. İçinde kılıçlı böceklerin nöbet tuttuğu&#8230; Havaya, ışığa bile yasak denildiği&#8230; <br />
Darlağın genişliğe çevrildiği&#8230; Saray! (Gömleğini <br />
indirir, azametli tavır) Ben, Belh Sultanı İbrahim <br />
Ethem, sarayıma gidiyorum! <br />
BALIKÇI &#8211; (Çığlık çığlık) Ayrılma,kal! <br />
İBRAHİM ETHEM &#8211; Hiç ayrılmamaya, büs- <br />
bütün kalmaya gidiyorum! (Hepsi birden aynı va- <br />
ziyette heykelleşmiş&#8230;) <br />
(Uzun durak&#8230; Derinlerden, müziksiz koro hâ- <br />
linde bir ilâhî&#8230; ) <br />
Toprakta kimler yatar? <br />
İğnesin suya atan, <br />
Balıklara getirten, <br />
İbrahim Ethem yatar!</span> <br />
 </p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/egitimciler.wordpress.com/35/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/egitimciler.wordpress.com/35/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/egitimciler.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/egitimciler.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/egitimciler.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/egitimciler.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/egitimciler.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/egitimciler.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/egitimciler.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/egitimciler.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/egitimciler.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/egitimciler.wordpress.com/35/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=egitimciler.wordpress.com&blog=4026889&post=35&subd=egitimciler&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimciler.wordpress.com/2008/06/20/ibrahim-bin-edhem-nfazil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/b9702fef03a4b6d2aa4cb1a319608637?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">H.Ç.</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>KÜÇÜK ÇOBANIN İMANI</title>
		<link>http://egitimciler.wordpress.com/2008/06/20/kucuk-cobanin-imani/</link>
		<comments>http://egitimciler.wordpress.com/2008/06/20/kucuk-cobanin-imani/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jun 2008 11:28:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H.Ç.</dc:creator>
				<category><![CDATA[Piyesler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimciler.wordpress.com/?p=33</guid>
		<description><![CDATA[Islam alimlerinin büyüklerinden Abdullah bin Mübarek, bir kac koyun otlatan bir cocuk gördü. Cocuk cobanlik yapiyordu. Abdullah bin Mübarek, cocuga acidi ve „Zavalli Cocuk!.. Kücük yasta cobanlik yapiyor. Büyüyünce Allahu tealanin ibadet ve mar´ifetine nasil kavusur!“ diye düsündü. Gidip cocuga Allahü tealayi tanimakta bir mesele ögreteyim kararini verdi. Cocugun yanina geldi ve aralarinda su konusmalar [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=egitimciler.wordpress.com&blog=4026889&post=33&subd=egitimciler&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><span style="font-family:Tahoma;">Islam alimlerinin büyüklerinden Abdullah bin Mübarek, bir kac koyun otlatan bir cocuk gördü. Cocuk cobanlik yapiyordu. Abdullah bin Mübarek, cocuga acidi ve „Zavalli Cocuk!.. Kücük yasta cobanlik yapiyor. Büyüyünce Allahu tealanin ibadet ve mar´ifetine nasil kavusur!“ diye düsündü. Gidip cocuga Allahü tealayi tanimakta bir mesele ögreteyim kararini verdi. Cocugun yanina geldi ve aralarinda su konusmalar gecti:  <br />
 <br />
- Evladim, Allahü tealayi bilir misin?  <br />
- Kul nasil sahibini bilmez!..  <br />
- Allahü tealayi ne ile biliyorsun?  <br />
- Bu koyunlar ile.  <br />
- Bu koyunlar ile Onu nasil biliyorsun?  <br />
- Bu bir kac koyun cobansiz ise yaramaz. Bunlari koruyucu birisi lazimdir ki, bunlara su ve ot versin! Kurttan ve diger tehlikelerden korusun. Bundan anladim ki, bu alemdeki her sey, insanlar ve cin, bu hayvanlar, canavarlar, kanatli kuslar bir koruyucusuz olamazlar. Bu binlerce cesit yaratiklari korumaya gücü yeten Allahü tealadan baskasi degildir. Iste bu koyunlar ile, Allahü tealayi böylece bildim.  <br />
- Allahü tealayi nasil bilirsin?  <br />
- Hic bir seye benzetmeden bilirim.  <br />
- Böyle oldugunu nasil bildin?  <br />
- Yine bu koyunlardan.  <br />
- Nasil ya´ni ?  <br />
- Ben cobanim. Onlarin koruyucusuyum. Onlar benim korumam ve tasarrufumdadirlar. Onlara dikkatle bakiyorum. Ne onlar bana benzerler ve nede ben, onlara benzerim. Buradan, bir coban koyunlarina benzemezse, Allahü tealanin elbette kullarina benzemiyecegini anladim: „Ona benziyen bir sey yok. O her seyi isitir ve görür.“  <br />
- Iyi söyledin. Ilminden bir sey ögrendin mi?  <br />
- Ben bu sahralarda nasil ilim ögrenebilirim?  <br />
- Peki baska ne ögrenmissin?  <br />
- Üc ilim ögrendim! Gönül ilmi, dil ilmi ve beden ilmi  <br />
- Bunlar nelerdir? Ben bunlari bilmiyorum?  <br />
- Gönül ilmi sudur ki; bana kalb verdi. Kendini tanimak ve sevmek yeri yapti. Bu kalb ile Onu bileyim. Onun sevdiklerine gönülde yer vereyim. Sevmediklerine yer vermiyeyim ve böylelerinden uzak olayim. Dil ilmi sudur ki; bana dil verdi. Dili zikir etmek, Onun adini söylemek yeri yapti. Bununla onu hatirlayip adini söylemeyi, Ondan bahsedilmeyen sözden onu korumayi, böyle sözden uzak olmayi istedi. Beden ilmi sudur ki, bana beden vermistir. Onun ile kendine hizmet olan her seyi yaparim. Hizmet olmayan seyi ise bedenimden uzaklastiririm.  <br />
- Ey evladim, önceki ve sonraki ilimler, senin bana ögrettiklerindir. Bana nasihat ver!  <br />
- Ey efendi! Alim oldugun yüzünden belli oluyor. Eger ilmi Allah rizasi icin ögrendiysen insanlardan istemeyi kes! Yok, dünya icin ögrenmissen, Cennet arzu ve istegini kalbinden cikar.</span> </p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/egitimciler.wordpress.com/33/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/egitimciler.wordpress.com/33/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/egitimciler.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/egitimciler.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/egitimciler.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/egitimciler.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/egitimciler.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/egitimciler.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/egitimciler.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/egitimciler.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/egitimciler.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/egitimciler.wordpress.com/33/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=egitimciler.wordpress.com&blog=4026889&post=33&subd=egitimciler&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimciler.wordpress.com/2008/06/20/kucuk-cobanin-imani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/b9702fef03a4b6d2aa4cb1a319608637?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">H.Ç.</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>